Sigara, Alkol, İş Yaşamı, Stres ve Hamile Kalamama

Gebe kalamamanın nedenleri araştırılırken çiftlerin bir kısmında araştırma sonuçsuz kalır ve bu durum "açıklanamayan infertilite" adını alır. "Açıklanamayan infertilite" konu hakkında bilimsel veriler arttıkça giderek daha iyi anlaşılabilir hale gelmektedir. Örnek olarak, tüp bebek yöntemlerinin henüz gelişmediği dönemlerde kadının tüplerinin açık, erkeğin spermlerinin de normal olmasına karşın "açıklanamayan" gebe kalamama olguları, laboratuvar yöntemlerinin gelişmesi sayesinde günümüzde giderek açıklanabilir hale gelmektedir. Her geçen sene "açıklanamayan infertilite" olgularının oranı giderek azalmaktadır.

Son zamanlarda günlük yaşamda maruz kalınan çeşitli maddelerin sperm hücresi ve/veya yumurta hücresi ve/veya sperm-yumurta birleşimi üzerindeki olumsuz etkilerinin saptanmasıyla gebe kalamama nedenleri arasında yeni bir altbaşlık oluşturulabilecek kadar fazla bilgi toplanabilmiştir. Aşağıdaki yazıda bu konuda yapılan çalışmalardan elde edilen verilerin özetini bulacaksınız.

Bu etkenler insanın kendi alışkanlıklarından kaynaklanabileceği gibi iş yaşamında veya günlük yaşamında karşılaştığı maddeler de olabilmektedir.

"Açıklanamayan infertilite" olguları değerlendirilirken artık kişinin iş yaşamı, sosyal yaşamı ve alışkanlıkları da ayrıntılı olarak değerlendirilmekte ve çiftlere, zararlı olması muhtemel etkenin giderilmesi için gerekli önerilerde bulunulmaktadır.

Etken     Kadında oluşması muhtemel etki(ler)     Erkekte oluşması muhtemel etki(ler)
 
Sigara dumanı     gebe kalamama, geç gebe kalma, IVF (tüp bebek) başarı oranının düşmesi     düşük meni hacmi, dölleyebilme yeteneğinde azalma
 
Alkol     adet düzensizlikleri, gebe kalma süresinde uzama, düşük riskinde artış     aşırı alkol kullanımı erkeklerde testislerde ufalmaya neden olabilir, erkekte sertleşme sorunu yaratabilir.
 
Perkloretilen (kuru temizleme sanayi)     gebe kalma süresinde uzama, düşük riskinde artış     eşte düşük riskinde artış
 
Toluen (matbaacılık)     gebe kalma süresinde uzama     eşte düşük riskinde artış
 
Etilen oksit (tıpta cerrahi aletlerin sterilizasyonunda kullanılan bir madde)     düşük riskinde artış     eşte düşük riskinde artış
 
Nitröz oksit (anestezik bir madde)     gebe kalma süresinde uzama     eşte düşük riskinde artış
 
Radyant ısı (kaynakçılık, seramik ve döküm sanayi, gıda sanayinin çeşitli dalları)     bilinen bir olumsuz etki yok     sperm kalitesinde azalma
 
Ağır metaller (başta manganez ve kurşun) (çelik imalat, maden ocakları, alkalen kuru pil üretimi)     düşük riskinde artış     peniste sertleşmenin olmaması, libido azalması (cinsel istek azalması, dölleyebilme yeteneğinde azalma, meni kalitesinde azalma
 
Organik çözücüler (boyacılık, kuaförlük)     gebe kalamama, gebe kalma süresinde uzama, adet düzensizlikleri, düşük risklinde artış     libido (cinsel istek) azalması, eşte düşük riskinde artış
 

Klorohidrokarbonlar (çevresel atık-günümüzde oldukça azaldı)

Tetraklorodibenzodioksin (çevresel atık)

    endometriozis, düşük riskinde artış, gebe kalamama     bilinen bir olumsuz etki yok
 

Yukarıdaki etkenlerin bazılarıyla ilgili ek bilgiler

Sigara

Sigara dumanında bulunan yaklaşık 4000 farklı kimyasal madde arasında 43 kanserojen madde, 300 üzerinde polisiklik aromatik hidrokarbon insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Hem aktif (bireyin sigarayı kendisinin kullanması) hem de pasif (bireyin sigara içilen ortamlarda bulunması) sigara kullanımı kadında gebe kalma ve gebeliği devam ettirme aşamasında sorunlara yol açabilmektedir.

Sigara kullanımı gebe kalma süresini uzatması dışında, ART (Asiste Reproduktif Teknolojiler, yani tüp bebek ve diğer yöntemler) başarısını da olumsuz etkileyebilmektedir.

Sigara kullanımının erkeğin dölleyebilme yeteneğini olumsuz etkilediğine dair kesin bilimsel bir veri bulunmamasına karşın, son çalışmalar özellikle sınırda meni parametreleri olan erkeklerin sigarayı bırakmaktan fayda göreceğine işaret etmektedir.

Alkol

Alkol de aynen sigara gibi özellikle kadının üreme sistemini ve üreme özelliklerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etkiler günlük alınan alkol miktarı ile doğru orantılı olmakla beraber henüz gebeliğin planlandığı aşamada ve gebelik döneminde "alımına müsaade edilebilecek minimum alkol miktarı" belirlenebilmiş değildir.

Çevresel atıklar

Her ne kadar çevresel atıkların dünyadaki tüm canlıların yaşamları üzerindeki olumsuz etkileri giderek anlaşılsa ve bu etkileri gidermek için ciddi önlemler alınmış olsa da (örneğin klorohidrokarbonların endüstriyel kullanımdan çıkarılması(popüler örnek: deodorantlar)), çağdaş insan her geçen gün yeni kimyasal maddelerle ve hatta yeni "radyasyon" türleriyle karşılaşmaktadır (cep telefonları, bilgisayarlar gibi).

Bu çevresel "atıklar" insan bedenini maruz kalınan dozla doğru orantılı şekilde etkilemekte ve kişinin kendine özgü genetik ve bedensel özellikleri etkinin oluşmasında belirleyici rol oynamaktadır.

Henüz cep telefonları, bilgisayarlar, mikrodalga fırınlar gibi günlük yaşamın önemli parçaları olan aletlerin insan üzerinde olumsuz etkiler gösterdiğine dair kesin bilgiler yoktur. Ancak elbette örnek olarak bundan yıllar sonra bu konudaki bilimsel verilerin neler göstereceğini doğru bir şekilde tahmin etmek de güçtür.

Gebe kalamayan çiftlere yapılan incelemeler