Gebelikte Duygusal Değişiklikler

Hamilelik döneminde ruh sağlığı

 

Hamilelik anne ve baba adayları için yepyeni bir dünyanın başlangıcıdır. Yeni doğacak bebek hem annenin ve hem de babanın fiziksel ve ruhsal özelliklerini taşıyacak ve evliliğin temellerini sağlamlaştıracaktır. Özellikle planlı başlanan bir hamilelik, çiftin dünyasına yeni bir renk getirecektir. Bu nedenle çoğu durumda hamilelik döneminin anne ve baba adayı açısından olumlu duygular anlamına geldiği bir gerçektir.

Bazı durumlarda ise bebeğe hazırlıksız yakalanmanın yarattığı ikilem, aile içi huzursuzluklar, iş yaşamının getirdiği gerginlik, başlayan hamileliğin kariyer üzerindeki muhtemel olumsuz etkisi, maddi kaygılar ve diğer bazı etkenler bu dönemde anne adayında olumsuz duygudurumlarının oluşmasına neden olabilir.

Olumsuz duygudurumunun altında yatan etken ne olursa olsun sonuç aynıdır: hamileliğe bağlı belirtilerin daha fazla yaşanması, bebekte bir sorun olacak korkusu, doğum korkusu ve doğum sonrası bebeğe yeterince bakamama korkusu ve diğer korkular...

Bu yazının amacı hamilelik döneminde yaşanan duygudurumunun nedenlerini anlatmak değil, olumsuz duygudurumundan çıkıp olumlu duruma dönmesi için siz anne adaylarına çözüm önerilerinde bulunmaktır.

 

Bir canlıyı içinde büyütmek ve onu dünyaya getirmek bir mucizedir. İnsan ürettiği sürece, dünyaya katkısı olduğunu hissettiği sürece mutludur. Belki de mutlu olmanın sırrı budur: üretmek...

Doğum, doğanın kadınlara bir hediyesidir. 9 Ay 10 Gün boyunca çeşitli fedakarlıklara katlandıktan sonra kucağınıza aldığınız minik bebeğiniz size herşeyi unutturur, varoluşunuza ayrı bir boyut getirir...

Unutmayın: Olumsuz duyguların temelinde saptırılmış düşünceler vardır, zira her duygunun atası bir düşüncedir.

İyi bir anne adayı ve anne olabilecek miyim?, Bebeğim sağlıklı doğacak mı?, Maddi durumumuz çocuğumuzu büyütmeye elverişli mi?, Güzelliğim ve çekiciliğim bozulacak mı? şeklindeki soruları anne adaylarının hepsi kendilerine defalarca sorar. Ruhsal dalgalanmaları olumsuz yaşayan anne adayları bu sorulara olumsuz yanıt verenler veya bu soruları yanıtlayamayanlardır. Bu tür zor sorular çoğumuzu aşacak sorulardır. Aslında bu soruların hepsinin tek bir yanıtı vardır: Bilmiyorum!

Yukarıdaki soruları aşağıdaki şekilde değiştirerek sormak ise bizi çözüme götürür:

  • İyi bir anne adayı (ve baba adayı) ve doğum sonrası iyi bir anne (ve baba) olmak için neler yapabilirim?
  • Bebeğimin sağlıklı doğması için benim yapabileceklerim neler?
  • Maddi durumumuzu bebeğe en iyi şekilde bakabilmek için ayarlamamız gerekli. Ne yapmalıyız?
  • Güzelliğim ve çekiciliğimin devam etmesi için neler yapabilirim?

İnsanın doğru soru sorması ve doğru hayali kurması son derece önemlidir. Kullandığımız kelimeler, sorduğumuz sorular, kurduğumuz cümleler bilinçaltımızı yönlendirir. Bilinçaltı son derece büyük bir güçtür ve kolaylıkla yönlendirilebilir...

Sizce "eğer yemek yemezsen büyümezsin" cümlesi mi yoksa "eğer uzun boylu ve bizim gibi zeki olmak istiyorsan yemek yemelisin" cümlesi mi çocuğumuzu daha iyi teşvik eder?

"Kendimi kötü hissediyorum!" bir cümledir ve cevabı yoktur, bu nedenle çözümü de yoktur, durum devam eder...
Kendimi neden kötü hissediyorum? ise bir sorudur ve siz bu soruyu sorduğunuzda cevabı gelecektir. deneyin:)

Elbette olumsuz duygusal dalgalanmaların hepsiyle kendi başınıza başa çıkamayabilirsiniz. Bu durumda profesyonel yardım almaktan çekinmemelisiniz. Profesyonel yardım sizin göremediklerinizi size göstermekten başka bir şey değildir. Sesimizi teypten veya videodan dinlediğimizde ne kadar değişik gelir değil mi? Gerçek sesimizi konuşurken asla duyamayız, gerçek sesimiz bize dinletilendir.

Son söz:

Çağımız bilgi çağıdır. Bilgi ya da "bilgi" çok çeşitli kaynaklardan bize ulaşmaktadır. Çevreden, özellikle de yakın çevreden ve gazete, dergi, TV, radyo gibi kaynaklardan ulaşan bilgilere hemen inanmayın. İnsanlarhamileleri endişelendirmeyi severler, çünkü onları da endişelendiren biri olmuştur. Yanlış bilgi almak yerine doktorunuza ve güvenilir bilimsel kaynaklara başvurun ve herzaman vücudunuz hakkında bilgi sahibi olun.

Hamilelik ciddi bir iştir. Her ciddiye aldığınız iş gibi gebeliğiniz hakkında da plan yapın. Evrene yeni bir canlı getirme projesini baştan sona kadar planlayın. İşin üstesinden gelmek için gerekli olanlar, yapılan iş hakkında bilgili olunması, işin sevilmesi ve sonucun başarı olacağından emin olunmasıdır.

Hamile kaldığınız andan itibaren yeni bir süreç içine girdiğinizi ve kendi sağlığınız dışında başka bir canlının sağlığından da sorumlu olduğunuzu unutmayın. Hamile olduğunuz için kendinizle gurur duyun ve bebeğinizi kucaklayacağınız günlerin hayalini kurun.


Video: Hamilelik dönemini doya doya yaşamayı engelleyen 10 faktörü belirledim. - Dr. Kağan Kocatepe


Psikiyatrist Dr. Mustafa Güveli'nin Görüşleri:

Her kadın gebe kaldığını fark ettiği andan itibaren annelik duygusunu yaşamaya başlar. Bu duygunun hissedilmesi ile anneler farklı bir havaya bürünürler ve daha şefkatli bir varlık haline dönüşürler. Ancak bu süreç içerisinde değişimler bazen olumsuz yönlere de kayabilir. Depresif ruh hali en sık karşılaştığımız sorunların başında gelir.

Bu durumda değişen kadınlık hormonları ve gebelikle birlikte artan farklı salgılar rol oynar. Eğer değişime vücut adapte olamazsa gebeler de sıkça ağlamalaryaşama karşı arzularını kaybetme, bebeği istememe, kendi değersiz görme bazen de bebeği aldırma düşünceleri de yoğunlaşabilir. Bunlar genellikle kısa bir süre içeri,sinde gelip geçici durumlardır. Eğer 2-3 haftadan daha uzun sürerlerse gebenin yakınları da dikkatli olmalıdır. Depresyon geliyorum diyebilir.

Gebelikte kan akışından tutun da kiloya kadar bir çok başka değişimlerde yaşanacaktır. Değişimler her zaman stresi beraberinde getirir, değişimler istenen arzulanan değişimler olsa bile. Gebelik ve yeni bir canlıya alışmak kadınlar için bazen sanıldığından zor olmaktadır. Bunun için gebeliğin planlı olması çok önemlidir. Psikolojik olarak hazır olmak yaşanan kaygıları minimuma indirir.

Ayrıca gün içerisinde sıkıntı huzursuzluk nefes alma zorluğu gibi mevcut fizyolojik değişimlerinde arttırdığı ruhsal sıkıntı hali görülebilir. Anksiyete bozuklukları adı altında toplanan bu durumlar depresyondan sonra ikinci sıklıkta görülür. İç sıkıntısı, huzursuzluk, aniden bastıran sanki boğuluyormuş gibi olma hali, yerinde duramama, kapalı ve dar alanların gebeyi sıkması asansör gibi bazı mekanlarda yaşanan aşırı huzursuzluk hali en sık görülen durumlardır.

Geçmişinde psikiyatrik sorunlar yaşayan kadınların gebeliği planlamadan önce son kez psikiyatristleri ile durumlarını değerlendirmeleri faydalı olacaktır. Zira gebe iken ilaç kullanımı şansımızı kısıtlanmakta ve bu tür sorunlarda psikoterapiye geç cevap vermektedir. Unutmayın beklenmedik her durumda olduğu gibi sürpriz bir gebelik sıkıntınızı artıracaktır. Planlı bir gebelik her anlamda sizi rahatlatacaktır.