| Merhaba, Geçen yazımda “bebeğiniz ne kadar prematüre?” ve “bebeğiniz erken doğmuşsa sizi neler bekler?” konularını daha teknik bir açıdan ele almıştım. Bu yazımda ise biraz daha yaşamın içinden yaklaşmaya çalışacağım… Artık hastahaneden eve geldiniz. Bebeğinizin prematürelik derecesine göre bazı sorunları olabilir veya olmayabilir. Eğer sorun yoksa zaten herşey zaman içinde yolunda gider. Eğer bazı sorunlar varsa veya rutin doktor kontrollerinde bazı rahatsızlıklar erken teşhis edilmişse bunların tedavileri ile ilgilenmeniz gerekecektir. Bu aşamada kendinizi yeniden bir maratonun içinde bulabilirsiniz. Günlük yaşantınız beklediğiniz gibi olmayabilir. Bu durumda yapacağınız en kötü davranış kendinize zaman ayırmamaktır. Her ne durumda olursanız olun, kendinize mutlaka zaman ayırın. Bu hem bebeğiniz, hem kendiniz, hem de tüm aileniz için en doğru karar olacaktır. Fedakar bir anne olarak kendinizi tamamen “çocuğunuza adamak” kavramını abartmamanızı öneririm. Ben Caner’in yoğun fizik tedavi programı çerçevesinde kendime hiç zaman ayırmıyor, fedakar bir anne (!) olarak kendimi böyle tatmin ediyordum. Hiçbir yere gitmiyor, kimsenin de eve gelmesini istemiyordum. Fizik tedavisi aksamasın diye. Fakat inanın çok hata etmişim. Caner’in fizik tedavisini aksatmadan sosyal yaşantımı da sürdürebilirmişim pekala… Benim alış-verişe, eşimle sinema-tiyatroya gitmemin Caner’in rahatsızlıkları ile ne gibi bir ilgisi olabilir ki… Tabiki olamaz. Artık öylesine yoruluyordum ki, gün içinde unutkanlıklar yaşıyordum. Mamasını en son saat kaçta yedirdiğimi ve kaç cc. içtiğini, ilaçlarını hangi saatlerde verdiğimi unutuyordum. Kendimce bir çözüm buldum. Bir çizelge yaptım. Adına da “Caner’in Seyir Defteri” koydum… Başlıkları da Mama, İlaçlar ve Kaka olarak belirledim. Böylece tüm bunları daha sağlıklı takip edebiliyordum. Eğer ilk çocuğunuzsa sizi acemilikle karışık endişeli duygular sarabilir. Ben hastahaneden çıkmayı dört gözle beklerken, taburcu olacağımız gün geldiğinde inanın korkmaya başlamıştım. Ben nasıl bakacağım diye. Üstelik hastahanede uzunca bir süre Caner’e ben bakmıştım zaten. Onun annesi olmanın dışında hemşiresi de olmuştum. Buna rağmen korkuyordum. Bu duyguları insanın yoketmesi belki de mümkün değil. Fakat zaman içinde bebeğinizle bir bütün olacak ve herşeyi yoluna koyacaksınız. İlk başlarda her ağlayışında acaba kötü birşey mi oldu diye endişelenirken zaman içinde hangi tür ağlamanın önemli olduğunu ayırd etmeye başlayacaksınız. Ben bu durumu çırak-kalfa-usta üçlüsüne benzetiyorum. İlk başlarda tam bir çırakken zaman içinde kalfa mertebesine çıkıyoruz. Fakat ustalığa ne zaman ulaşıyoruz? İşte o biraz daha zaman alıyor. Çünkü annelik sadece bebeğe mama yedirip, bezini değiştirmekten ibaret değil öyle değil mi… Ben kendi annelerimize USTA diyorum. Biz de o zamanlara erişince USTA olacağız galiba… Erken doğan bebek sahibi iseniz; - Kendinize zaman ayırın.
- Sosyal yaşantınızı bir düzene koyun.
- Acemiliklerinizi normal karşılayın ve tecrübeli annelerimizin görüşlerine kulak verin.
- Bebeğinizin akranlarına göre daha küçük ve zayıf olması sizi olumsuz etkilemesin. Unutmayın sizin bebeğiniz bazı zorlukları aşarak sağlığına kavuşabildi.
- Prematüre bebekler ve karşılaşabileceği sorunlar hakkında bilgi sahibi olun. O zaman bebeğinizi daha bilinçli gözlemlersiniz.
- Bebeğinizi çok iyi gözlemleyin. Doktorunuzla konuşurken bu gözlemlerinizi aktarın.
- Herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaşırsanız bu konu hakkında detaylı bilgi edinin ve tedavide gecikmeyin.
- Eğer yoğun bir tedavi programı sizi bekliyorsa herşeyden önce sabırlı olun. Moralinizi yüksek tutmaya çalışın. Sizin psikolojiniz ne kadar iyi olursa bebeğinize de o kadar pozitif mesajlar verirsiniz.
Size şimdilik önerebileceklerim bunlar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Sevgiyle, sağlıcakla ve dostça kalın. Nükhet Demiray Önceki Yazı |