gebelik.org
gebelik.org

Dr. Kağan Kocatepe'den Muayene Randevusu Almak İçin Tıklayın>>

+Siteyi favorilerime ekle
+Siteyi giriş sayfam yap

Acil Tıp Derneği
ACİL TIP DERNEĞİ'Nİ TANIYIN


SOHBET KANALINA GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

TIBBİ BİLGİLER KANALINA GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

EĞLENME VE ÖĞRENME KANALINA
GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

HAFTA HAFTA GEBELİK KANALINA
GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

ANNELER KULÜBÜ KANALINA
GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

BEBEKLER&ÇOCUKLAR KANALINA GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN


gebelik.org

gebelik.org

"EMZİRME HAKKINDA BİRKAÇ SÖZ..." yazan:
Seden Edgü Doğan

SEDEN EDGÜ DOĞAN KİMDİR:  
Seden Edgü Doğan1966 Yılında İstanbul'da doğdu. Liseyi Saint Benoit Fransız Lisesi'nde okuduktan sonra, yapmak istediği işi buluncaya kadar bir kaç üniversite dolaştı. Sonunda işletme bölümünü bitirdi, ama çocukken Şehir Tiyatroları'nda yaptığı oyunculuk onu hiç rahat bırakmadığı için tiyatro sanatçısı oldu.
Altı sene önce Deniz adlı ilk oğluna hamileyken gebelik ve bebek bakımı konusunda okumaya başladı. Önceleri sadece kendi ilgi alanı olduğu için başladığı bu hobi, zamanla tıp, pedagoji v.s. gibi alanlara da yayıldı ve soru sormak için arayanların artmasıyla, gönüllü bir danışmanlık halini aldı. Bu sırada, ana sınıflarıyla yaptığı yaratıcı drama çalışmaları, çocuklar için olduğu kadar onun için de bir eğitim oldu. İki sene önce internette Deniz Bebe Danışmanlık adıyla bir de sayfa açtı.

Seden'e ulaşmak için: sdogan@veezy.com


Seden'in önceki yazısı "Eski bir hamilelik günlüğü" için tıklayın...

3/3/2001 gebelik.org [KK]

gebelik.orgEmzirme hakkında tıbbi bilgi almak için tıklayın...

Bebekleri mamayla beslemenin moda olduğu bir kuşağın bebeği olarak dünyaya gelmişim.

Bütün arkadaşları bebeklerine mama verirken, zavallı anneciğim bana süt vermeyi çok istemiş ama şans işte doğum sırasında rahminde parça kaldığı için bir ay içinde sütü kesilmiş. Kardeşimde de sütü olduğu halde kırkbeş gün sonra çalışmaya başlamak zorunda kaldığı için emzirememiş. O zamanlar böyle pompalar nerdeee (şimdi ne zaman demeyin sakın, yaşım ortaya çıkıyor). Lastik bir balonun ucundaki tirleyle işyerinde süt sağmak da pek mümkün değilmiş.  

İşte bu yüzden annem bana bebeğimi sütüm yettiği kadar emzirmemi söyledi durdu. Neyse ki şanslıydım ve daha ilk andan itibaren bebeklerimin ikisini de emzirdim.

Biliyorsunuz annenin ilk sütü kolostrum (ağız da denir) annenin antikorlarını içerdiğinden bebeği enfeksiyonlara karşı belli bir süre koruyor. Yani bebeğin ilk aşısı.

Deniz'in dördüncü ayında kontrole gittiğimizde bebeğimin gelişmesi çok iyiydi ancak doktorum ek besine geçebileceğimizi söyledi. Bu benim işime de geldi çünkü özellikle geceleri iki saatte bir emzirmek beni yoruyordu. Böylece meyve sularına, geceleri de pirinçunu ve anne sütüyle muhallebiye başladık. Ben allerjik bünyeli olduğum için ek besinler konusunda dikkatliydim. Aslında bebeğe allerji yapmayacak şeyler veriyordum. Turunçgiller, muz, domates gibi besinlerin allerji yapabildiğini bildiğim için elma, armut, havuç gibi şeyler kullanıyordum.

İlk ay sadece sulardan gittik, ikinci ay pürelere geçtik. Yine de çok allerjik bünyeli bir oğlum oldu. Ancak bu allerjiler besinden çok ev tozu, akar, hayvan tüyü gibi şeylere karşı.

Bir diğer önemli allerjen de yer fıstığı ve özellikle emziren annelerin bu dönemde yer fıstığı yemeleri önerilmiyor.  

Geçenlerde, Amerika'da yeni standartların benimsendiğini okudum. Ek katı besinlere  geçiş için eskiden önerilen dördüncü ay yerine altıncı ay sonuna kadar kesinlikle anne sütünden başka şey verilmemesini söylüyorlar. Aslında bundan birkaç sene önce sık sık televizyona çıkan  bir Türk profesör de aynı şeyi söyleyip duruyordu. Ben de bu yüzden oğluma erken ek besin verdim diye dövünüyordum. Bu anneliğin en zor yanı, iş işten geçtikten sonra bir şeyleri yanlış yapmış olabileceğinizi öğrenmek galiba :) Neyse ki bebeğin doğum kilosunun iki katına ulaştığında ek besine geçilebileceğini, bunun altı aydan önce ya da sonra da olabileceğini okudum. Bu biraz olsun içimi rahatlattı. (Ama oğlumun allerjileri yerinde duruyor)  


gebelik.org"Dua edin ki teknoloji bu kadar gelişti. Yoksa BU bebeği ASLA emziremezdiniz!"

En azından bir sene emzirdim derken onun için de iki sene önerildiğini öğrenmez miyim. Evet büyüklerimiz hadislerde bile "iki sene emzirin" deniyor diye beni uyarmışlardı, ama adet düzensizlikleri gibi nedenlerle doktorum emzirmeyi kesmemi söyledi, çocuk doktorum da onayladı.

Hadi bakalım, şimdi ne yapacaktım. Koskoca oğlumu yeniden emzirmeye başlayamazdım ya. Ben de ilkinde olmadıysa ikincide doğru yapalım bari diye işe soyundum. Bakalım ne kadar dayanacağım. Altı ay sütüm yetecek mi? Ek besin vermeden altı ay sürekli emzirmeye sabrım yetecek mi? İki sene emzirmeye uygun sütyenler ve pedlerle dolaşmak istiyor muyum?  Bunlar şu anda cevabını bilmediğim sorular. Yine de ne demişler imamın dediğini yap, yaptığını yapma.  

Bu arada pek çoğunuzu şaşırtacağını sandığım bir şey daha. Biz emzirirken arada bebeklere su da verilir diye biliriz değil mi? Oysa bizim su içmemiz gerikiyormuş, hem de günde 12 bardak. Amerika'lılar diyor ki bebek dört aya kadar su içmemeliymiş çünkü böbrekleri su içindeki mineralleri süzecek kadar gelişmemiş ve bu böbrekleri yorarmış.

Ayrıca biz mikropları kırılsın diye suyu kaynatırken saf su uçup, normalde bizi etkilemeyen nitrat, kurşun v.s. zararlı maddeler kaynamış suda daha yoğun kalıyormuş. Onun için kullandığımız suların içinde bu maddelerin olmadığından emin olmamız gerekiyormuş. Sanırım şişe sularına güvenmek durumundayız. Ya da alıp elimize laboratuara gideceğiz :)   Dördüncü aydan sonra su verebilirmişiz.

Şimdi "Peki verdiğimiz rezene, ıhlamur v.s. çayları, ayrıca hazırladığımız mamalar onlarda da su var" dediğinizi duyar gibi oluyorum. Doğrusunu isterseniz bu konuda kaynak bulamadım, ama bebeklerini mamayla besleyen annelerin mamayı tam önerilen oranda suyla karıştırmaları gerektiği önemle belirtiliyor. Bir hafta boyunca fazla ya da az sıvı alarak vücudunda dengesizlik oluşan bebeklerin böbrekleri felç olabiliyormuş.  

Bir yaşından sonra ise bebeklerin tıpkı bizler  gibi su, meyve suyu, süt  v.s. ile yeterli sıvıyı almaları gerekiyor.  

Aslında bunları öğrenmek için Amerikan kaynaklarına gitmek şart değil. Ülkemizde, özellikle üniversitelerin neonatal servislerindeki öğretim görevlileri yenilikleri yakından izliyorlar. Ne yazık ki onların internette hazırladıkları sayfalar yok, yayınları daha çok akademik düzeyde kalıyor ve sık sık televizyona çıkmıyorlar. Onları takip etmek de bize kalıyor.  

Bundan böyle, annelik tecrübelerimi ve araştırıp okuduklarımdan birikimlerimi sizinle daha çok paylaşmak istiyorum. Bir kaç senedir bana gelen pek çok soruyu not aldım,  onların yanıtlarını size de aktaracağım. Bu arada yeni konularda da araştırmaya ve sizinle paylaşmaya devam edeceğim. Bunların bazıları kısmen çeviri yazılar olacak, bazan da buradaki gibi alıntılar yapacağım. Sorularınızla yeni konular bulmam kolaylaşacaktır. Yani bu yazıları bana zorla yazdırabilirsiniz.

Yoksa iki çocuklu bir anne olmanın bahanesiyle tembellik yapabilirim :))    

Bu yazının tıbbi içeriği Dr. Kağan Kocatepe tarafından denetlenmiştir.


geri dön
  ANASAYFA'YA DÖN  
gebelik.org sitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmaktadır.

SİTEYİ EN İYİ ŞEKİLDE GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN INTERNET EXPLORER KULLANINIZ

Copyright © 1999-2005 - g e b e l i k . o r g -Tüm hakları saklıdır.