gebelik.org

Kadın Sağlığı Arama Motoru

Doğru arama yapın, aradığınızı bulun...



gebelik.org Dr.Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmıştır.
       
       
Dr. Kağan Kocatepe'den muayene randevusu almak için tıklayın>>

UNTERSUCHUNGSTERMİNE

MAKE AN APPOİNTMENT

gebelik.org
MÜZİKLİ SAYFA...

gebelik.org

İÇİMİZDEN BİRİ ARŞİVİNE GEÇMEK İÇİN TIKLAYIN

hamilelik dönemi
dünyanın hamilelik ile ilgili
ilk görüntülü bilgilendirme sitesi

yayında...
www.hamilelik.tv

   
İÇİMİZDEN BİRİ: FULYA YALÇIN

İçimizden Biri 19/02//2004

gebelik.org

Merhaba;

Ben Fulya Yalçın;
Hamile kaldığım günden hamileliğimin sonuna kadar yazılan her doğum hikayesini öyle bir heyecanla okurdum ki anlatamam.Benim doğum hikayem nasıl olacak acaba? diye merak ederdim.Şimdi benim de bir doğum hikayem var ve yine de hala büyük bir keyif alarak okuyorum doğum hikayelerini.Çünkü o anların çok özel anlar olduğunu biliyorum ve bu özel anların ve özel duyguların başkalarıyla paylaşılması çok hoş geliyor bana...Okuduğum her hikayeden başka bir tat alıyorum hayata dair.Doğumumdan önce kendi doğum hikayemin nasıl olacağını merak ederken "hikayemi ben de paylaşmalıyım"diye düşünür ve biraz daha sabırsızlanırdım o özel anı yaşamak için.Bunu sizlerle paylaşmak bugüne kısmetmiş.Aslında doğum yapalı çok zaman oldu oğlum şimdi 9.Ayının içinde ama zaman o kadar çabuk akıp gidiyor ki doğum izni,taşınma telaşı(doğum yaptıktan sonra bebeğe annem bakacağı için O'na yakın taşındık.)sonra işe geri dönüş işe alışma evresi falan derken bir baktım bu zamana kadar gelmişiz.Bir de ilk zamanlar bebek dolayısıyla öyle yoğun günler yaşıyor ki insan, başka şeylere vakit ayırmak neredeyse imkansız olabiliyor.

Şimdi geçelim hikayemize;
Eşim Recai ile Ağustos 1997'de evlendik.İkimizde çocukları çok seviyorduk ama ilk etapta hemen çocuk sahibi olmak istemedik.Çünkü O'nun için en iyi şartların oluşmasını sağlamak istiyorduk.Neyse böyle derken bir de baktık evleneli 4 sene olmuş ve artık ikimiz de beklemek istemiyor bir an önce bir çocuk sahibi olmak istiyoruz.2001 yılının 13 Eylül günü yani Amerika ikiz kulelere uçak çarpmasının şaşkınlığını yaşarken benim hamile olduğuma dair şüphelerim arttı.Ama bir yandan da test almaya korkuyorum ya savaş çıkarsa ve ben hamile olursam ne yaparız diye.Savaşın ortasına çocuk dünyaya getirme fikri korkutuyordu beni.Bir yandan da öyle çok istediğim ve heyecanla beklediğim birşeydi ki.O gün tam bir ikilem yaşadım bunları düşünerek.Neyse ertesi gün yani 14 Eylül günü ben yine dayanamayıp eczaneden bir test aldım.Eşim de hamile olduğuma dair şüphemin olduğunu biliyordu ama tabii ki o gün test aldığımdan haberi yoktu.Çünkü eğer pozitifse dünyadaki olumsuz havaya rağmen sürpriz yapacağım eşime.Testi yaparken o ne heyecan anlatamam testte o iki nokta belirene kadar 2 dk.falan geçiyor ama sanki 2saat hatta 2 yıl...tabii test sonucu pozitif çıktı ve ben korkularımı ve endişelerimi bir kenara bırakıp havalara uçtum.Ne de olsa çok istiyordum bir çocuk sahibi olmayı.Sıra bunu eşime sürpriz biçimde iletmekteydi.Sürprizleri seven bir yapıya sahip biri olarak, öncelikle eşime telefon açarak boşa ümitlendiğimizi hamile olmadığımı söyledim.Amacım sürprizi daha etkili bir hale getirmekti.Daha sonra da O eve gelmeden müzikli kartlardan birinin içine bebeğimizin dilinden "yola çıktım geliyorum baba annem seni şaşırasın diye kandırdı ve hamile olmadığını söyledi ama O'na kızma sakın çünkü sana sürpriz yapmak istedi beni bekleyin sizi seviyorum"şeklinde bir yazı yazarak, bir zarfın içine koyup daire kapımızın dışına astım.Üstüne eşimin adını büyük harflerle(SN.RECAİ YALÇIN'A )yazarak..Eşim geldiğinde kapıda zarfı gördü ve şaşırdı.(Ben bu arada dürbünden onu izliyorum.)Sonra şaşkın şakın zarfı alarak kapıyı çaldı.Ben zarfın kendisine geldiğini ve okumasını söylediğimde o kartı zarftan çıkartıyordu zaten ve yazıyı görünce sevinçle o da bana sarıldı.İkimizin de gözleri dolmuştu.O anı hiç unutamam.

Tabii sıra olayı duyurmaya gelmişti.Gerçi bir yandan da inşallah test doğrudur bizi yanıltmıyordur diyorduk ama yine de öncelikle anneme haber vermeden duramadım tabii.Ancak telefondan annemi ikna etmem pek kolay olmadı.4yıldır bir torun istemekten dilinde tüy bitmiş olan annem daha önce hamile kaldığıma dair halama yapmış olduğum bir şakadan dolayı telefonda 1 saat kadar bana inanmadı ve "Halana yaptığın gibi bana da şaka yapmıyorsundur inşallah, bak eğer gerçekten öyleyse çok sevineceğim ama eğer beni kandırıp şaka yapıyorsan bozuşuruz"diyordu.Uzun zamandır böyle bir haber duymak isteyen babam da çok sevindi tabii.Neyse ertesi gün onlar da torunlarının ağzından " ben gerçekten geliyorum ama uzun ve zorlu bir yolum var artık bana inanın ve bekleyin" yazılı bir çiçek alınca şüpheleri kalmadı.

Ayın 17'sinde Pazartesi günü doktoruma gittim ve ilk kez ultrasonda siyah bir karaltı olarak minicik bebişimi gördüm.Heyecanımı anlatamam.Doktorum Alihan Bey yine de kan tahlili sonucunu beklememizi istiyordu.O gün de kan tahlilini verdikten sonra oğluşumun halalarına gitmiştim ve onlara da doktordan geldiğimi tahlil yaptırdığımı ve sonucunu beklediğimi söylediğimde önce şaşırdılar sonra da çok sevindiler.Ancak orada test sonucunu beklerken de vakit geçmek bilmedi.Doktorum eve gittikten iki saat sonra arayıp kesin sonucu öğrenmemi söylemişti.Neyse ki aradığımda ondan da mutlu haberi aldım sonuç pozitifti ve oğlum henüz 5 haftalıktı.Ondan sonra kısa bir süre de ailede ve yakın çevremizde durumu öğrenmeyen kalmadı takdir edersiniz.Sonrasında aylık kontrollar başladı.Rahat bir hamilelik geçirdiğimi söyleyebilirim.Mide bulantısı ve kusma gibi şikayetlerim hiç olmadı ama iştahım hamileliğimin başından sonuna çok acıktı.Hiçbirşeyden tiksinmedim.Aksine herşeye aşerdim.Hamileliğimde hayatımda yemediğim kadar havuç yedim.Bir de temizlik maddelerinin kokularına bayılıyordum hatta kokularını yemek istiyordum.Bir keresinde de doktorumu arayıp "canım toprak ve kömür yemek istiyor"dediğimde Doktorum Alihan Bey'in panikle" sakın yemeyin yemediniz değil mi"?diye soruşunu unutamam."Tabii ki hayır" dediğimde rahatlamıştı sanıyorum.

Hamileliğimde sorun yoktu, zaten çalışmaya da devam ediyordum ancak ilerleyen dönemlerde gezmeyi seven biri olduğum için zaman zaman kendimi yorduğumdan arada bir sancılarım oluyordu hemen doktorumu arıyor gidip NST'ye bağlanıyordum kasılmalara bakıyorduk ve ultrasondan bebeğimi kontrol ediyorduk Bebişimin iyi olduğunu öğrendiğimde ve onu ultrasondan gördüğümde mutlu oluyordum.Doktorumun dinlenmelisin uyarılarına karşılık ben her seferinde kendimi yormayacağımı ve dinleneceğimi söylüyordum ama bir süre sonra eskiye geri dönüyordum.Doktorumun korkusu ise bu sancıların erken doğum tehdidi yaratmasıydı.Kendimi yormamın sebebi ise genellikle bebişime alışveriş yapmak istememden ve bunu için için bebek mağazalarını dolaşıp fikir edinmeye çalışmamdan kaynaklanıyordu.Aslında gördüğüm herşeyi almak istiyordum ama Allah'tan eşim sağolsun beni frenliyordu.(Yoksa alınan şeyleri nerelere sığdırırdık bilemiyorum, maddi olarak da batabilirdik.:)) )Recai hamileliğim boyunca bana destekti her zorlandığımda yanımdaydı ve anlayışlıydı.Ev işlerinde de bana yardımcı oluyor,yorulmamı engelliyordu.Onu çok seviyor ve buradan tekrar binlerce teşekkür etmek istiyorum.

Aylık kontroller çok zevkli geçiyordu.bebeğime kavuşmak onun iyi olduğunu öğrenmek ve onu ultrasondan seyretmek çok hoştu.Bir keresinde eşimle birlikte gittiğimiz bir kontrolda tam ultrasondan bakarken miniğim yatarken bir hamleyle hop diye ayağa kalktı ve doktorum eşime dönerek "Tabii saygılı çocuk babasını görünce saygı duruşuna geçti"deyince bir kahkaka tufanı koptu.Bu arada cinsiyeti de merak konusuydu tabii.Cinsiyetini öğreneceğimiz zaman çok heyecanlıydık.Gerçi bizim bir tahminimiz vardı ama yanılıyor olabilirdik.Çünkü sadece bir içgüdüydü.Ancak bebişimizin erkek olduğunu öğrendiğimizde eşimle birbirimize bakarak gülümsedik çünkü nedense ikimiz de oğlumuz olacağını hissediyorduk, garip bir duygu ama öyleydi ve hislerimiz bizi yanıltmamıştı...Zaten bunu öğrenince de eşim bilmiş bir tavırla "ben zaten biliyordum içime doğmuştu" dedi.Bir de bir oğlumuz olacağını ultrason fotoğrafıyla belgeledik.Sonra bir süre elimizde o ultrason resmiyle dolaşıp etrafımızdakilere "bakın işte burada gördüğünüz gibi bizim bir oğlumuz olacak" diye gösterdik.Sağolsun Acıbadem Carousel hastanesi doktorlarından olan doktorum Alihan Özcan da hamileliğim boyunca bize çok yardımcı anlayışlı ve yol gösterici oldu.Zaten artık onu aileden biri gibi hissediyor ve hala görüşüyoruz.O'na da buradan yardımları,anlayışı ve arkadaşça yaklaşımı için tekrar sonsuz teşekkürler.

Buradan yine bana hamileliğim boyunca yardımcı ve destek olan aileme ve eşimin ailesine de teşekkür etmek istiyorum.

Şiimmmddiiii...Gelelim doğum zamanına...
bebeğim beklenenden 3 hafta erken doğdu.36 hafta bitti 37.haftadan 3 gün almıştım günlerden 23 Nisan Salı daha o cuma yani ayın 19'unda işyerimden izne ayrılmıştım.Nasılsa daha üç haftam var diye düşünüp kendime programlar yapıyordum.Gitmek istediğim arkadaşlarım ve yine alışveriş planlarım falan vardı.Neyse ben böyle hayaller kurarken oğlumun bir hamle yapıp ben çocuk bayramında doğmak istiyorum diye beni zorlayacağını düşünemezdim.O gün de yine tatil olması dolayısıyla teyzem eşim ve ben Eminönü'ne bebişim için uyku seti,battaniye gibi şeyler almak için alışverişe gittik.(Allah'tan o gün gitmişiz ve Allah'tan oda takımı ve giysileri ayrıca benim hastane bavulum hazırmış.Yoksa tamamen hazırlıksız yakalanacaktık.)Alışveriş sonrası biryerde birşeyler yedik.Sonra teyzemden ayrıldık o evine gitti.Biz de önce evin orada kurulan pazara gidip eve alışveriş yaptıktık sonra da eve geldik.İyiki de gelmişiz.ben gelir gelmez yorulduğum için koltuğa uzandım oğlum da ben uzanır uzanmaz harekete geçti yine, şimdi olduğu gibi o zaman da çok hareketliydi.Karnımın için de durduğu yerde durmazdı durmadan tekmeler yumruklar atar bir o yana bir bu yana dönerdi.Tam babasına "oğlun yine harekete geçti" dedim o da "ne yapsın çocuk yorulmuştu sen uzanıp ayaklarını uzatınca rahatladı demek"demesine kalmadı içimde pat diye birşey oldu ve o an ben sukesesinin patladığını yani doğumumun başladığını anladım iyi ki o gün tatildi ve eşim yanımdaydı.Hemen tuvalete gittim.Recai panikledi tabii ne yapacağını şaşırdı evin içinde bir o yana bir bu yana gidip geldi"ne yapacağız şimdi ne yapacağız şimdi" diye söylenip durdu ben gayet sakindim ona göre.Hemen doktorumu aramasını söyledim arayıp haber verdik.Şansıma doktorum Alihan Bey o gün hastanede nöbetçiydi.Hemen hastaneye gitmemizi söylemiş.Apar topar giyinip bir taksi çağırarak binip gittik.İyi ki hastane evimize yakınmış.Yolda birşey olmadı Allah'tan.Hastaneye varınca doktorum hemen beni muayeneye aldı orada suyum gelmeye devam etti ve doğumun başladığını birkaç saat için de Allah'ın izniyle oğluşumuzu kucağımıza alabileceğimizi söyledi.Ben hem heyecanlı hem şaşkındım.Eşim hemen telefonla ailede kim var kim yok haber verdi herkes şoka girmiş çünkü kimse beklemiyordu.Annemlerin eli ayağına dolaşmış.Teyzem daha 1-2 saat önce bizle olduğu için hiç inanamamış ne ara oldu böyle birşey diye.Görümcemler sofrada yemek yiyorlarmış şaşırıp kalmışlar.Hemen hepsi koşup geldiler tabii hastaneye.Beni de hemen yatırdılar tabii.O zamana kadar sancım yoktu.Hemen serum taktılar.Bir süre sonra sancılarım başladı.İlk sancılar normaldi ve dayanılacak gibiydi.Ama zaman geçtikçe sancılar sıklaştı ve dayanmak zorlaştı.Hatta o acıyı çekerken normal doğumu doktorumun da tavsiyesiyle kendim ısrarla istememe rağmen Alihan Bey'e "yeter artık beni sezeryana alın" dediğimi hatırlıyorum.Ama tabii ki herşey çok yolunda ve sancı çekmem normal olduğu için isteğim kabul olmadı.İyi ki de olmamış diyorum şimdi.Epiduralli normal doğum yaptım.Zaten herşey epidural yapılana kadardı.Ondan sonrası doğum da dahil kolaydı..Eşim,annem,teyzemler,görümcemler,kuzenim herkes odada yanımdaydı sancı çekerken, hatta benden 3 ay önce doğum yapan işyerinden yakın arkadaşım da eşi ve yeni doğmuş kızıyla koşup gelmişti destek için sonra onlar ayrıldılar doğumdan sonra tekrar görüşmek üzere, diğer bekleyenleri de hemşire dışarı çıkardı.Sadece eşim ve annem duruyorlardı yanımda.Doktorum belli aralıklarla geliyor ve beni muayene ediyordu doğuma ne kadar kaldığını anlamak için.Ayrıca hemşire de rahat olmamı istiyordu odada,herkes yanımdayken sancı çekerken rahat olamayacağımı düşünüyordu ve haklıydı da çünkü beni kötü görmesinler diye kendimi iyi görünmek için çok sıkıyordum.Neyse sancılar belli bir sıklığa geldiğinde epidural yapılması için kendi doktorumla anestesi uzmanı doktor geldiler ve epiduralı yaptılar benn de rahatladım tabii.Bir süre sonra doktorum doğumhanenin hazırlanmasını zamanın geldiğini söyledi.O an çok heyecanlandığımı hatırlıyorum ama bir yandan da ya başaramazsam diye korkuyordum o odada ne olacaktı acaba??? düşünmeden edemiyordum çünkü hiç halim kalmamıştı.Sonra bir de baktım doğumhanedeyim ama korktuğum gibi değildi.Sancıların aksine doğumum çok kolay olmuştu.Hatta doktorum oğlumun başının geldiğini söylediğinde inanamadım. 24 Nisan'da gece saat 02.05'te doğdu oğlum.Onu doğar doğmaz gördüm ve hemen kucağıma verdiler.Çok çok özel bir andı.Küçücüktü ve çok güzel bir bebekti.Gözleri çekikti ve japonlara benziyordu.Daha 1 saat önce karnımda olan oğlum şimdi kollarımın arasındaydı.Allah'a şükrediyorum bana bu anı yaşattığı için.Sağlığı da iyiydi çok şükür.Herkes kapıda beni bekliyordu biliyordum.En başta eşim.Doğum anı dayanamayıp bayılırım diye girmemişti içeriye ama kapıda da içininiçine sığmadığını tahmin edebiliyordum.Doğum olur olmaz doktorum eşim ve annemi doğum odasına çağırdı ve bebeği ve beni görmelerini sağladı.Ben önce annemi gördüm ve annemi görünce ikigözü ikiçeşme ağlamaya başladım"Anne başardım anne başardım"diye.Tabii annem de başladı ağlamaya bir yandan mutluluktan gülerek.Recai de beni o halde görünce hem rahatlamış -bebişimiz de iyi tabii- hem de artık kendini sıkmaktan yorulmuş dışarı çıkar çıkmaz başlamış ağlamaya sevinçle karışık.Doğumhaneden önce oğlum çıktı.Arkasından bir süre sonra ben çıktığımda herkes kapıda beni bekliyordu.Kendimi yorgun ama çok mutlu hissediyordum.Odaya çıktıktan bir süre sonra oğlumu yanıma getirdiler emzirmem için en özel anlarımdan biri de buydu.Sanki daha önceden kendisine öğretilmiş gibi emmeye başladı Allah'ım ne güzel bir duyguydu.Daha sonra da odada kaldı ona bakmaya ve seyretmeye doyamıyordum.Herkesin kendi bebeği için hissettiği gibi bende kendi bebişimim dünyanın en güzel ve en tatlı bebeği olduğunu düşünüyordum.Hala da öyle tabii...Oğlumuza Efe Doruk adını koyduk.Adıyla yaşasın inşallah.3 kilo 40 gr ve 50 cm'di yalnızca.Bu yüzden anneannesi "atom karıncam benim" diye seviyordu şimdi bayağı büyüdü.Annelik çok güzel bir duyguymuş.Allah isteyen herkese nasip etsin inşallah.Müthiş bir mutluluk ve anlatılamaz duygular yaşıyor insan.

Oğluşum;

seni çoooookkkkkkk ama çooookkkkkkkkk seviyooooooooorrrrrrruuuuuuummmm.... Annen...


İÇİMİZDEN BİRİ ARŞİVİNE GEÇMEK İÇİN TIKLAYIN



© 2002 [ 9 AY 10 GÜN-Kitap: ISBN 975-6797-20-7 ]
© 2003 [28 Gün / Kadın Olmak- Kitap: ISBN 975-6797-46-0 ]
© 1999-2050 - Her hakkı Dr. Kağan Kocatepe'ye aittir.
Op. Dr. Kağan Kocatepe
>>Nispetiye Caddesi No:34
Levent / İstanbul>>