gebelik.org

Kadın Sağlığı Arama Motoru

Doğru arama yapın, aradığınızı bulun...



gebelik.org Dr.Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmıştır.
       
       
Dr. Kağan Kocatepe'den muayene randevusu almak için tıklayın>>

UNTERSUCHUNGSTERMİNE

MAKE AN APPOİNTMENT

gebelik.org
MÜZİKLİ SAYFA...

gebelik.org

İÇİMİZDEN BİRİ ARŞİVİNE GEÇMEK İÇİN TIKLAYIN

hamilelik dönemi
dünyanın hamilelik ile ilgili
ilk görüntülü bilgilendirme sitesi

yayında...
www.hamilelik.tv

   
İÇİMİZDEN BİRİ: ELİF YAPICIER

İçimizden Biri 10/8//2001

gebelik.org

herkese merhaba, sonunda ben de doğum hikayemi yazmaya fırsat buldum. merak edenlere, sevgilerimle.

Elif Yapıcıer

Ben, normal doğurmaya kararlı ve fiziksel sorunu da hiç olmayan ama 7 yıllık evliliği süresince bu bebeği çookk fazla isteyen, bunun için epey uğraşan ve sonunda normal yoldan hamile kalmış 34 yaşında bir anne adayı olarak Cerrahpaşa Tüp bebek servisini yöneten Dr.Mehmet İdil tarafından takip edilerek Defne Ada'nın gelmesi beklenen 12 Mayıs'a kadar sabırla bekledim.

Benim dr. bu tarihi de 2 gün geçince ve hiç bir doğum belirtisi olmadığı için bizi hastaneye çağırdı. 14 Mayısda hastaneye gittik. Gün boyu ayrıntılı usg, nst gibi tetkikler yapıldı, bir anormallik yoktu, ama bizim dr. bebeğin gelmeye niyeti olmamasının başlıbaşına bir anormallik olduğunu ve gelmişken hastaneye yatmam gerektiğini söyledi.

Ne zamandır hastane çantamla gezdiğim için bu teklifi kolayca kabul ederek o gece hastaneye yattım.

Sabırsızlıkla bebeğimi bekliyordum ve evde 40 dk.da bir, 30 dk.da bir gelen braxton-hicks kasılmaları hastanede duruverdi nedense.

3 saatte bir nst ye bağlanıyordum, bu işi gece doğumhanede ebenin gözetiminde yapıyorduk. Ben alete bağlıyken, normal doğurmak üzere orada sancı çeken bir kızcağızı da izleyebiliyordum. Yan yatmış vaziyette, hafif inler gibi sesler çıkarıyordu, çok gençdi ve onun da ilk doğumuydu.

Ben 2.kez nst ye bağlanmak üzere gittiğimde hala oradaydı ve o sırada gelen dr. onun kesesini patlatacağını söyledi, sanırım toplam 6-7 saattir oradaydı ve kese patlatıldıktan 2 saat sonra bir kız bebek doğurdu, sabah odasında yürüyordu bile.

Ben o kızın kesesi patlatıldığı sırada nst ye bağlıydım, bebeciğimin kalp atışları harikaydı, 135, 140, 150, 125 atıyor, inişli çıkışlı bir seyir izliyordu. O sırada hastaneye geldiğimden beri pek hissetmediğim kasılmalardan biri geldi,- yani yanlış anlaşılmasın, kesinlikle acı yoktu, sadece karnım taş gibi oluyordu, ben kasıldığımı böylece anlıyabiliyordum-,ve bebeciğimin kalp atışları birden duyulmaz oldu, doğumhanede gümbür gümbür yankı yapan o ritmik ses gitti birden! Ödüm patladı ve hastanede olduğum için şükrettim, aynı anda ebelerden biri koşarak yanıma geldi ve hemen sol tarafıma dönmemi söyledi. Döndüm hemen, kısa süre sonra bebeciğimin kalp atışları tekrar duyulmaya başladı. Ama anlaşıldı ki, sancılar bebeğimi rahatsız ediyordu.

Sabah dr.umla tel de konuştuk, bugün de bir şey olmazsa seni yarın keseceğiz bu çocuğu daha fazla bekletmemiz doğru değil dedi. Ben kuzu kuzu 2. günü dehastanede geçirdim, her 2-3 saatte bir nabzıma, ateşime, tansiyonuma ve bebeğimin kalp seslerine bakıldı, kendimi tam olarak ve gerçekten güvende hissettim.

Bu arada benim kız kardeşim de bir kız bebek bekliyordu ve SAT larımız arasında 1 gün vardı sadece, yani komik bir şekilde denk getirmiştik ! Ailemizin ilk torunları olacak bu kızları bekleyen anneanneleri ne olur bari en azından 1 gün arayla doğurun ne yaparım ben aynı gün doğurursanız diye hayıflanıp duruyordu.

Ben hastaneye kontrol için geldiğimde kız kardeşim de kendi dr.una kontrole gitmiş ve ona o akşam sana sezeryan yapacağız bebeğin biraz büyük, normal doğurman zor demişler.

Hastanede geçirdiğim ilk gece kendimi bırakıp kız kardeşim Didem'in kızı Beren'in doğumu ile ilgili haberleri cep telefonu denen asrın icadından faydalanarak izleme imkanı buldum. Onun doğduğunu duyduğumda hüngür hüngür ağladım, Beren kız kardeşimin ilk bebeğiydi.

Salı günü de lay lay lom şekilde hastanede geçti, klüpten hastaneye kontrole gideceğimi bilen sevgili Nazan aradı sağolsun, moral verdi bana : ) bu arada annem kızkardeşimin yanında bir gece geçirme imkanı bulmuş oldu : )

Çarşamba sabahı erkenden hemşirler ve dr.lar çok daha sık bir şekilde odamıza gelip gitmmeye, anestezi için gerekli olan kan tahlilleri, elektro gibi tetkikleri yapmaya başladılar. Her an sizi alabailiriz, ameliyathane ve ekip hazır, hocayı bekliyoruz diyorlardı.

Saat 1 gibi lavman yapmak üzere bir hasta bakıcı geldi, bu lavman hiç de korkulacak bir şey değil, sadece asap bozucu, açıkça yazacağım bilmeyenler için, kaka yaptığınız yerden içeri minik bir hortumla sabunlu su gönderiyorlar ve siz de koşarak tuvalete gitmek durumunda kalıyorsunuz, hepsi bu. Bunu dahi neşe içinde yaptım, o ana kadareşim ve ailem hastaneye gelememişti, yanımda küçük kız kardeşim vardı, hadi dediler, size sonda takacağız, tekrar doğumhaneye yollandık, yine açıklamalıyım, jinekolojik muayene masasında gibi yatıyorsunuz ve çiş yaptığınız yere bir minik boru monte ediliyor ucunda da bir hazne var, böylece idrarınızı tutmanız gerekmiyor.

Böylece son hazırlığımız da bitmiş oldu.Odanızda sizi çağırmamızı bekleyin dediler. O kadar neşeli, başına gelen her şeye neredeyse büyük bir keyifle katlanan ben, odaya gidipde annemi ve eşimi görünce başladım ağlamaya, pembe ameliyat giysim, sondam moralimi bozmuştu birazcık.

Neyse, onlar beni teselli ettiler ve ben tıpış tıpış yürüyerek ameliyatheneye gittim, kapıda beni karşıladılar, terliklerimi orada bıraktım bana steril terlikler verdiler, yürüyek ameliyat edileceğim bölüme geldim. Anestezi ekibi ve beni amliyat edecek cerrahi ekibi oradaydı, bana ameliyat masasına çıkıp uzanmamı söylediler. ben de öyle yaptım, parmağıma bir mandal takıldı, kollarım yana açılarak -çarmıha gerilmiş gibi- sabitlendi, sol elimin üzerinden damar yolu açıldı ve buradan serum takıldı, sonra bebek için oksijen vereceğiz diyerek ağzımı ve burnumu kapatan bir maskeden derin derin solumamı istediler.

Bu arada içimden bütün anestezi dr.larının gözleri güzel mi olmak zorunda diye geçiriyordum, hakikaten maskesinden dolayı sadece gözlerini görebildiğim anestezist çok hoş genç bir hanımdı, gözlerinden anladığıma göre. Burun çevremdeki kabuklardan nezlemisiniz sizdiye sordu bana, ben hayatım boyunca daima nezleyimdir ama dr. bunu nereden bilsin, evet dedim, geniz akıntısı sorun yaratabilir dedi, kontrol etti, biraz akıntı var dedi, -demekki anestezi alacak olanlar, nezle olmayacaksınız- ve beklemeye başladık, ben içimden herhalde beni canlı canlı kesecekler diyorum artık, çünkü daha önce de genel anestezi ile 2 kez ameliyat oldum, bu işlemlerin hiç birini görmemiştim, meğer bebek en az şekilde narkoza maruz kalsın diye son dakikada uyutuluyormuşsunuz sezeryanda.

Bana beklemekten sıkıldığımı anladıkları için, herşey hazır, hocayı bekliyoruz dediler, ben de 2 gündür ben de onu bekliyorum dedim ve tam o sırada bizim dr. kapıda göründü, bana esne bakalım dedi, ben de uykumyokki, dedim, o da bana gelir gelir dedi ve bunlar son duyduğum sözcükler oldu. Sonra, kendimi aynı masada Elif hanım diye birileri bana seslenirken buldum. Yarı ayık bir şekilde beni ameliyat masasından sedyeye aldıklarını ve iterek dışarıya doğru götürdüklerini fark ettim. Canım yanıyordu ve ağlamak istiyordum. kapının önünde eşimi gördüm, ağlamaya başladım, sessizce, sadece gözümden yaşlar geliyordu, bebek nasıl dediğimi hatırlıyorum ve eşimde çok güzel bir kız doğurdun, ağlama geçecek diye beni teselli etmeye çalışıyordu.

Odaya gidene kadar geçen zaman çok zordu, canım yanıyordu ama nerem ağrıyordu doğrusu hatırlayamıyorum, genel bir yorgunluk ya da bitkinlik diye tarif edebilirim belki de, odanın kapısında tüm ailem ve bazı arkadaşlarım vardı., onları gördünce daha çok ağlamaya başladım, beni yatağa aldılar, üzerimdeki amliyat önlüğünü çıkardılar, geceliğimi giydirdiler, bunlar yapılırken ben bir külçe gibiydim, yaram ağrıyordu ve durmadan yavaş yavaş ne olur diyordum.

O sırada bebeğin geliyor dedi birileri, onu gördüğümde neler hissettiğimi hiç anlatamam, şimdi bile ağlıyorum aklıma geldikçe, rüya gibiydi, o kadar güzeldi ki, kıpkırmızı yanakları vardı, gözleri kapalıydı, çooookkkk güzeldi gerçekten, sarışındı babası gibi, 50 cm boyunda ve 3460 gr. ağırlığındaydı. Çok normal bir bebek yani.

Bebek hemşiresinin yardımıyla emzirdim, bana da emzirdiğinde ağrıların azalacak diyorlardı, hakikaten de öyle oldu, tabii o arada serum ve ağrı kesici de takıldı bana, birden rahatladım, çok mutlu bir andı doğrusu, işte herşey bitmişti, hasretle beklediğim bebeğim, Defne Ada kucağımdaydı.


Elif Yapıcıer

Akıllı kızım beni bir güzel emdi, hala da devam ediyor, bu hafta sonunda 1
aylık olacak, yavaş yavaş müzikli oyuncağına ilgi gösteriyor, kucağımda
koala gibi uyumaktan hoşlanıyor.

İşte bizim hikayemiz böyle, hepinize sevgilerimle.
Elif Yapıcıer ve Defne Ada'sı


İÇİMİZDEN BİRİ ARŞİVİNE GEÇMEK İÇİN TIKLAYIN



© 2002 [ 9 AY 10 GÜN-Kitap: ISBN 975-6797-20-7 ]
© 2003 [28 Gün / Kadın Olmak- Kitap: ISBN 975-6797-46-0 ]
© 1999-2050 - Her hakkı Dr. Kağan Kocatepe'ye aittir.
Op. Dr. Kağan Kocatepe
>>Nispetiye Caddesi No:34
Levent / İstanbul>>