gebelik.org

Kadın Sağlığı Arama Motoru

Doğru arama yapın, aradığınızı bulun...



gebelik.org Dr.Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmıştır.
       
       
Dr. Kağan Kocatepe'den muayene randevusu almak için tıklayın>>

UNTERSUCHUNGSTERMİNE

MAKE AN APPOİNTMENT

gebelik.org
MÜZİKLİ SAYFA...

gebelik.org

İÇİMİZDEN BİRİ ARŞİVİNE GEÇMEK İÇİN TIKLAYIN

hamilelik dönemi
dünyanın hamilelik ile ilgili
ilk görüntülü bilgilendirme sitesi

yayında...
www.hamilelik.tv

   
İÇİMİZDEN BİRİ: BANU ESEN

11/5/2001[MA]

gebelik.org

Banu Esenİçimizden biri sayfalarında annelerin doğum hikayelerini okurken benim bu sayfaya yazabileceğim günler çok uzak gibi geliyordu.Bugün Oğuz 6.5 aylık ve ben yazmaya ancak fırsat bulabildim. İşte bu da bizim doğum hikayemiz....

10 haziran 1998 de girdik dünya evine. Belki klasik olacak ama biz de hemen bebeğimiz olsun istemiyorduk. Çünkü eşim de ben de öğrenciydik. Henüz kendi işlerimizi yoluna koymamışken bir bebeğin sorumluluğunu taşıyamayacağımızı düşünüyorduk. Ancak aradan iki sene geçip de bizim hala bebek düşünmediğimizi gören büyükler kıyıda köşede kıstırıp artık bebek zamanı demeye başlamışlardı. Hatta annem ısrarla bir doktora gitmemiz gerektiğini söylüyordu, çünkü bebeğimiz olmadığını sanıyordu.

Aslında biz de merak etmiyor değildik. Acaba çocuk sahibi olabilecekmiydik? Doktorumuzun da dediği gibi öğrenmenin en iyi yolu denemekti ve biz de öyle yaptık.

Denedik. 4.ayın sonunda mide bulantıları ve başdönmesi başlamıştı bende. Regl günüm de geçmişti. Hemen doktorun yolunu tuttuk. Muayene +ultrasound incelemesi sonucu dr. hanım sadece regl gecikmesi olduğunu hamilelik gibi bir durum olmadığını söyledi. 10 gün sonra kontrole gittik. Yine aynı şeyi söylüyordu. Ancak benim bulantılar da kesilmek bilmiyordu. Hatta o kontrolde sesim kısıktı ve benim sevgili doktorum ! antibiyotik ağrı kesici pastil ve rahatlatıcıdan oluşan bir reçete yazmıştı.Bir de adetim geciktiği için bir adet söktürücü hap.Bütün ilaçları kullandım.Sesim düzeldi.Ancak hala regl olamamıştım.Sonunda dayanamayıp bir predıctor alıp test yaptım.Sonucu pozitif gördüğüm anda dünyalar benim olmuştu ama kullandığım ilaçlar aklıma gelince sevincim yerini garip bir üzüntüye bıraktı.Bir kutu antibiyotik ve diğer ileçlardan kullanmıştım.

Hemen eşimin işyerine gidip mutlu haberi kendisine verdim.Ancak bu testlere çok da güvenemiyordum ve hemen doktorun yolunu tututuk.

Sıra beklerken hostes sezeryan ameliyatı için doktorun gitmesi gerektiğini söyleyince ne olursa olsun bugün bu iş kesinleşmeli diye düşündüm ve diğer doktora muayene olabileceğimi öğrenince hemen içeri girdik.Durumu anlattım .Hemen ultrasound ile bakalım varsa anlaşılır dedi doktor ve bakınca da hemen gördü. O anda söylediği cümleyi asla unutamam.Bak annesi senin ufaklık burada dedi ve gösterdi.6 hafta 5 günlüktü bizim ufaklık ve kalbi bile atmaya başlamıştı.Biz bu heyecanla doktordan çıktık ve haber tüm hızıyla ulaşması gereken herkese ulaştı.

Sonrası ise mide bulantıları huy değişikleri ateş basmaları kontroller tahliller artı yaz sıcakları bir arada gidiyordu.Ancak tüm hamileliğim boyunca beni huzursuz eden aldığım ilaçlardı.Her ne kadar bunların zararsız ilaçlar olduğunu doktorum söylediyse de doğum olana kadar bu korkuyu hep yaşadım.

Yaşadığım diğer sıkıntı ise üniversiteyi bitirebilmem için girmem gereken tek ders sınavıydı. Doğum da sınavda ekimdeydi ama ikisinin de tarihi belli değildi.Sınav tarihi belli olduğunda ben 37 haftalık hamileydim .Dersin hocasının asistanı ile görüştüm.Beni ayrı bir yerde sınava alıp alamayacaklarını sordum.Aksi takdirde 500 kişilik anfide hoş olmayan durumlar yaşanabilirdi.Sağolsun benim için yine sınav tarihinde ama sınavdan 2 saat önce beni sınava almayı kabul etti.

Hamileliğimin en güzel yanlarından biri ise sıkıntı sorun mutluluk ve heyecanlarımızı paylaşabildiğimiz anneler kulübüydü. Hemen hemen her mektubu dakika sektirmeden okuyor neredeyse bütün gün bilgisayarın başından kalkmıyordum.

Sınavdan 5 gün öce kontrole gittiğimizde doktor ağrıların başladığını doğumun çok yaklaşmış olabileceğini söyledi.Ancak hem sınavı hem de normal doğum için sancıları bekleyecektik.Her gün gel nst ile bakalım bebek zor durumda kalırsa sezeryana alırız dedi.15 ekimdeki kontrolde ağrıların aynı düzeyde olduğunu ama bebeğin kalp atışlarından sıkıntıda olduğunu öğrendik.Doktorum telefonda yarın sınavdan sonra gel seni keselim dedi.

O gün herhalde heyecandan ateşlendim ve ağrı kesici kullanmak zorunda kaldım.16 ekim pazartesi günü benim ve bebeğim için zor bir gün olacaktı.

16 Ekim Pazartesi

Sabah erkenden kalkıp okulun yolunu tuttuk.Yolda istifra etmeyi de ihmal etmedim.Okula gittiğimizde asistan yoktu ve sekreterin odasında beklemek zorunda kaldık.Bir taraftan sınav, bir taraftan doğum heyecanı, bir de sekreterin doğum hikayelerini dinlemek zorunda kalmak beni daha da sıkmıştı.Kadın her gelene bak bugün doğum yapacak diye beni gösteriyordu.Neyse asistan geldi.Eşim ve beni odaya aldı.Soruları önüme koydu.Odadan çıktığımda sınavdan pek umutlu değildim ama en azından heyecanlardan birini azaltmıştım.

Annemlere giderek onları da aldık ve hastaneye gittik.Hastanenin kapısından içeri girdiğimde ayaklarımın titrediğini hatırlıyorum.Doktorumla görüştüm sen odana yerleş ben geliyorum dedi.Hemşire bizi odamıza götürdü.Üzerinizdekileri çıkartın bunu giyin dedi ve ben de bir arkadaşın dediği gibi her tarafı yırtmaçlı yeşil elbiseyi giydim.Lavman yapacağım dedi.Aslında lavmandan çok korkuyordum ama hiç de canım yanmadı.Sonra beni sedyeye yatırdı.Ameliyathaneye doğru yola çıkarken hayatımın en büyük heyecanlarından birini yaşamaya hazırdım ama nasıl bir şey olacağını bilmiyordum. Boğazıma takılan bir şey daha önceden planladığım gibi herkesle vedalaşmamı engelledi.Ağzımdan bir kelime çıkarsa biliyordum ki konuşamayacak sadece ağlayacaktım.Ameliyathane yazılı kapıyı gördüğümde sadece yanımdakilere el sallayabildim.İçeri girdiğimizde ise sadece dizlerim titriyordu.İçerisi çok soğuktu. Bir sürü insan arı gibi hazırlık yapıyordu.Beni ameliyat masasına yatırdılar ama ben oturmayı tercih ettim.Çünkü epidural mi normal sezeryan mı henüz karar verememiştim.Doktor gelince bir süre pazarlık yaptık.Sana epidural yapmam çünkü sen çok panik yaparsın benide şaşırtırsın dedi .

Daha sonra beni ameliyata hazırladılar.Bir taraftan da konuşturup rahatlatıyorlardı.Yüzüme doğru siyah bir şeyin yaklaştığını gördüm.Üşüyorum dedim ve daha sonrasını hatırlamıyorum.

Banu EsenMİNİK MELEĞİMİZİN İLK RESMİ...16 EKİM 2000...3680 GR VE 51 CM...

Bilincim yerine geldiğinde hatırladığım ilk söz beni ayıltmaya çalışan anestezi doktorunun Banu Hanım uyanın tombiş bir oğlunuz oldu sözüydü.Onu duyuyor ama ne gözlerimi açabiliyor ne de hareket edebiliyordum.

Bana sürekli burnundan nefes al diyorlardı.Çok üşüyordum ve hala ameliyathanede olduğumu anlıyordum.Sonunda gözlerimi aralayabildim ve beni sedyeye koyup odama çıkardılar.Eşimin elimden tuttuğunu hissediyordum ama hala gözlerim kapalıydı.Odaya götürüp beni giydirdiler.Canım çok yanıyordu ama bebeğimi merak ediyordum. Bebek nasıl dedim.İyi biraz sonra gelecek dediler.Herkeste narkozun etkisi farklı olurmuş,narkoz benimde çenemin düşmesine neden olmuştu.Gözlerim kapalıydı ama herkese laf yetiştiriyor hatta espirilere bile gülüyordum.Az sonra kapı açıldı ve hemşirenin sesini duydum.Bebek geldi diyordu.Bu benin 9 ay karnımda taşıdığım canımla kanımla beslediğim bebeğimdi.Gözlerimi açtım ve onu gördüm.

Çok minikti ve ağlıyordu.Uzak yoldan gelmişti ve belli ki çok açtı.Hemşirenin yardımıyla göğsüme yerleştirdim ve benim miniğim ilk yemeğini yedi.

Biz birbirimize kavuşmuştuk ve ben görevimin asıl o anda başladığını hissettim.

Daha sonrası ise ağlamalar uykusuzluklar doktorlarla bu aya kadar geldik.Oğlumuz 6.5 aylık oldu. Bize yaşattığı mutluluk sevgi ve yoğun duygular hepsini geride bırakıyor.

Ben artık bir anneyim....

YÜCE ALLAHIM:Bana cennetinden sağlıklı ve güzel bir melek gönderdiğin için ve böyle bir mutluluğu bize yaşattığın için sana şükürler olsun..

Anne ve babama..
Ben hala sizin küçük kızınızım biliyorum ama ben bir bebek sahibi olamaya hazırlanırken de benim için yaptığınız herşey için teşekkürler..

Sevgili doktorum Esra Çebi Kortun..
Bitmek tükenmek bilmeyen sorularıma ve sorunlarıma gösterdiğin sabır ve ilgi için ve benim için,hayatta sahip olduğum en değerli varlığı bana kavuşturduğun için minnettarım.

Eşim..
Hiç bitmeyecekmiş gibi görünen 9 ay boyunca fiziksel ve duygusal sorunlarımı paylaştığın için, kaprislerime katlandığın için korktuğum zamanlarda beni rahatlattığın için ve her zaman yanımda olduğun için sonsuz teşekkürler..

Banu Esen
OĞUZ 4 AYLIK...


İÇİMİZDEN BİRİ ARŞİVİNE GEÇMEK İÇİN TIKLAYIN



© 2002 [ 9 AY 10 GÜN-Kitap: ISBN 975-6797-20-7 ]
© 2003 [28 Gün / Kadın Olmak- Kitap: ISBN 975-6797-46-0 ]
© 1999-2050 - Her hakkı Dr. Kağan Kocatepe'ye aittir.
Op. Dr. Kağan Kocatepe
>>Nispetiye Caddesi No:34
Levent / İstanbul>>