gebelik.org Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmaktadır.

Rahim içi fetal gelişme geriliği, kilo alamama - gebelik.org


bebekte gelişme geriliği  

Doğmamış bebeğin çeşitli nedenlerle gebelik haftasıyla büyüme ve gelişme açısından ileri derecede uyumsuzluk göstermesi durumunda intrauterin (=rahim içi) gelişme geriliğinden (İUGG) bahsedilir. Gebelik muayenelerinde İUGG tanısı nispeten sık konmasına karşın bebeği doğum sonrasında olumsuz etkileyecek gerçek bir gelişim geriliği tüm gebeliklerin az bir kısmında (yaklaşık %3'ünde) ortaya çıkar ve çocuk doktoru tarafından yakın izlenmesi gereken bir durumdur. 

Dikkat: bebeklerin belirli bir gebelik haftasında doktor tarafından size belirtilmiş olan tahmini ağırlıkları çok geniş bir yelpazede yer alır ve her bir hafta için normal değerlerin alt ve üst sınırlarının birbirlerine "mesafeleri" çok uzaktır. Bebeğinizin kilo ve boy ölçümlerinin az miktarda farklı çıkması, doktorunuz aksini belirtmediği sürece gelişme geriliği değildir. Gelişme geriliği bebeğinizin kilosunun o hafta olması gereken alt sınırın da altında olması durumudur.

Doktorunuz bebeğinizin "kilosunun ve belki de boyunun biraz alt sınırdan seyrettiğini, beslenme ve istirahatinize dikkat etmeniz gerektiğini söylemiş olabilir, bu "gelişme geriliği" değildir, büyümesinin yavaş olduğunu ve sizin yapabileceğiniz bazı şeyler olduğunu belirtir.

Doktorunuz bebeğinizde gelişme geriliği tanısı koymadıysa bu yazıyı okumanız tümüyle gereksizdir.

Bebekte gelişme geriliği tanısı nasıl konur?

Gerçek gelişme geriliğinin tanısını koymak her zaman kolay değildir. Bazen rutin ultrason ölçümlerinde ya da hamilelik muayenesi esnasında anne adayının karnının büyümesinin az olduğunun veya büyümediğinin doktoru veya kendisi tarafından farkedilmesiylegelişme geriliğinden şüphelenilir. Bu durumda tanıyı dorulamak için bir ultrason incelemesi yapılır. Rutin ultrason incelemesinde bebekte baş çevresi (HC), biparyetal çap (şakaklar arası mesafe, BPD), karın çevresi (AC) ve femur boyu (uyluk kemiği uzunluğu, FL) olmak üzere dört ayrı ölçüm yapılır ve bu ölçümler sonucuna göre ultrason, içinde önceden yüklenmiş değerlerle ölçümde elde edilen değerleri karşılaştırarak her bir ölçüm için ayrı bir gebelik haftası belirler. Bu gebelik haftası anne adayının son adet tarihine göre ya da daha önceki ultrasonlara göre belirgin olarak geri çıkarsa (genellikle olması gerekenden 10 gün küçük çıktığında) bebekte gelişme geriliği ön tanısı koyulur. Bebeğin tüm ölçümleri normalden ufaksa simetrik gelişme geriliğinden, yanlızca karın çevresi geriyse asimetrik gelişme geriliğinden bahsedilir. Simetrik ile asimetrik arasındaki ayrım özellikle ileri gebelik haftalarından sonra her zaman mümkün olmayabilir ve pratikte de fazla önemi yoktur.

Gelişme geriliği tanısını koyabilmek için öncelikle gebelik haftasının çok iyi bilinmesi gerekir. Anne adayının son adet tarihini net olarak hatırlamaması durumunda gebeliğin erken dönemlerinde yapılan ultrasonlardan faydalanılabilir. Eğer bu mümkün değilse o zaman tanı koyabilmek için seri ultrasonlar yapılır: Belli aralıklarla yapılan ultrason ölçümünde karın çevresi olması gereken büyümeyi göstermemişse bebekte gelişme geriliği tanısı çok muhtemeldir.

Doğum öncesi dönemde gelişme geriliği nedeniyle takip edilen bebek miyadında(>38 hafta) doğumda 2500 gram ve daha üstünde doğduğunda genellikle gelişme geriliği tanısından uzaklaşılır. Aksine normal olduğu düşünülen bir bebek miyadında(>38 hafta) doğumda 2500 gramın altında doğarsa gelişme geriliğinden şüphelenilir ve bebek daha yakından takip edilir.

 

Sağlıklı ufak bebek:

Gelişme geriliği ve kilo alamama nedeniyle takip edilen bebeklerin bir kısmında aslında gerçekte gelişme geriliği yoktur.

Bu bebekler anne ya da babalarının genetik özelliklerinden etkilendiklerinden daha "minyon" tipli olurlar. Bu tür bebekler miyadında(>38 hafta) doğduklarında 2500 gram altında doğan ancak klinik olarak gelişme geriliği özellikleri taşımayan bebeklerdir ve gelişme geriliği ile doğan bebeklerin karşılaştıkları problemler bu bebeklerde görülmez.

Bebekte gelişme geriliği neden olur?

Normalde bebeğin hangi kilo ve boya ulaşacağı gebeliğin en erken dönemlerinde anne ve baba adayının genetik özelliklerine ve anne adayının gebelik dönemine başladığı andaki yaş ve sağlık durumuna göre belirlenir ve araya gebelik döneminde ek bir özel durum girmezse bebek doğmadan önce o kilo ve boya ulaşır. Buna bebeğin gelişme potansiyeli adı verilir.

Çok çeşitli nedenlerle bebek bu gelişme potansiyelinin üzerinde bir kiloda doğabilir. Bu nedenlere en belirgin örnek anne adayında gebelik döneminde gebelik şekeri gelişmesidir. İyi bir diyet yapıldığı ve iyi bir tedaviye uyulduğu sürece bebek "normalden" daha iri olmadan dünyaya gelir. Ancak diyete uyulmaması, tedavinin iyi yapılamaması gibi durumlarda bebek "normalden" iri doğar. Bebeğin "normalden" daha iri doğmasına neden olabilecek diğer bir durumda anne adayının "aşırı" beslenmesidir, ancak anne adayı ne kadar "aşırı" beslenirse beslensin bebeğin gelişme potansiyelinin belirlediği "normal" kilosunu çok fazla artıramaz.

Konumuz bebekte gelişme geriliği olduğuna göre şimdi de bebeğin gelişme potansiyelinin belirlediği "normal" kilosundan daha düşük kilolu doğmasına neden olan durumlara değinmeliyiz:

-anne adayının sigara kullanımı: sigara sayısı arttıkça bebeğin "normal" kilosundan daha düşük kilolu olma ihtimali artar.

-anne adayının iyi beslenememesi: bebek büyümek için anne adayının aldığı besinlerel bağımlıdır. Yeterince beslenememe, bebeğin "normal" kilosundan daha düşük doğmasına neden olabilir.

-aşırı bedensel ve ruhsal aktivite: fiziksel olarak ağır işlerde çalışmak, yeterince istirahat etmemek ve daha az belirgin olmak üzere ruhsal stres bebeğin "normal" kilosuna ulaşmasını engelleyebilir.

-anne adatında gebelik döenminde gelişen veya daha önceden var olan hastalıklar: bu grupta özellikle anne adayında daha önceden var olan hipertansiyon ve gebelik döneminde gelişen "gebelik zehirlenmesi" (preeklampsi) yer alır.

Yukarıda sayılan durumlar bebeğin kilosunun "normalden" yani beklenenden daha ufak doğmasına neden olabilir. Ancak rahim içi gelişme geriliği bebeğin bedensel gelişiminin bebeğin sağlığını olumsuz etkileyecek kadar şiddetli olmasıdır. Gebelik takibi yakından yapılan anne adaylarında yukarıdaki durumların varlığında anne adayının ve doktorunun gerekli tedbirleri almasıyla bebek büyük ihtimalle sorunsuz bir şekilde doğacak ve yaşamını sürdürecektir.

Bebeğin rahim içi gelişme geriliğine neden olabilecek durumları daha da yakından inceleyecek olursak:

Doğmamış bebekte gelişme geriliğine yol açan nedenler bebeğin kendisiyle ilgili, anne adayıyla ilgili ya da bebekle anne arasında aracı rol üstlenen plasentayla ilgili olabilir.

 

Bebeğin kendisiyle ilgili olan nedenler:

Bebekle ilgili nedenler arasında kromozom anomalilerine (özellikle trizomi18 ve 13 ve 21) sıklıkla rastlanır .

Ayrıca bebekteki yapısal kusurlar (nöral tüp defektleri, renal agenezi (böbreklerin olmaması), mikrosefali, anensefali, gastrointestinal sistem defektleri gibi durumlar) ve gebeliğin erken dönemlerinde anneden bebeğe geçen enfeksiyonlar (sitomegalovirus, toksoplazma ve rubella (kızamıkçık) gibi) gelişme geriliği oluşmasına neden olabilirler.

İkiz ve diğer çoğul gebeliklerde de gelişme geriliği sık görülür.

Anne adayıyla ilgili nedenler:

Anne adayının gebeliğin erken dönemlerinde beslenmesinin ileri derecede aksadığı durumlar (ileri derecede, ciddi kilo kaybına neden olabilecek kadar şiddetli bulantı ve kusma (hyperemesis gravidarum) gibi), anne adayının bağırsaklarında besin maddelerinin emilimini bozan hastalıklar, hipertansiyon ve diğer ciddi kalp ve damar hastalıkları, preeklampsi, anne adayının kanına yeterince oksijen geçmesini engelleyen ağır solunum sistemi hastalıkları, uzun zamandan beri kontrolsüz kalmış diabet, çeşitli kan hastalıkları, böbrek ve karaciğer hastalıkları ve diğer kronik hastalıklar anne adayından plasenta yoluyla bebeğe giden besin maddeleri ve oksijenin azalmasına ve gelişme geriliği oluşmasına neden olabilir. Anne adayının sigara içmesi, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı yine bebeğe giden besin maddeleri ve oksijeni kısıtlayarak gelişme geriliği yaratırlar. Anne adayının doğum sonrası henüz kendini toparlamadan yeniden gebe kalması da bir etken olabilir.

Plasentayla ilgili nedenler:

Bebek tümüyle normal ve anneden bebeğe gönderilen besin maddeleri ve oksijen normal olsa bile aracı rolü üstlenen plasentanın kusurlu işlemesi gelişme geriliği gelişimine neden olabilir. Plasenta previa (plasentanın doğum kanalına yakın olması,, uzun zamandan beri var olan ablatio placenta (plasentanın erken ayrılması), ve diğer plasental anomaliler plasenta işlevini bozarak İUGG oluşumuna neden olabilirler.

Gelişme geriliği bebeğin tüm bedenini ve organlarını etkilerse simetrik gelişme geriliğinden (boy kısa, kilo düşük), sadece karın çevresindeki yağ dokularının azalmasına neden olursa (boy normal, kilo düşük) asimetrik gelişme geriliğinden bahsedilir.

Simetrik olan tipinde fetusun tüm bedeni etkilendiğinden boyu gebelik haftasına göre daha kısa, kilosu da gebelik haftasına göre daha düşüktür. Simetrik tipte fetusun çeşitli nedenlerle (kromozomal anomaliler, gebeliğin erken dönemlerinde geçirilen enfeksiyonlar) normal büyüme potansiyeli baştan beri düşüktür ve gelişme geriliği erken dönemde başlar. Simetrik tipte gelişme geriliği genellikle bebeğin kendisiyle ilgili nedenlerden kaynaklanır.

Asimetrik gelişme geriliğinde ise durum farklıdır. Bebeğin büyüme potansiyeli normaldir ve gebeliğin bir dönemine kadar (genellikle son üç aylık döneme kadar) normal büyüme gösterir ve karnının etrafında normal yağ depolarını oluşturur. Karaciğeri de normal olarak büyür ve yeterince enerji maddesi depolar. Ancak bir süre sonra araya giren patolojik bir durum (preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) ve diğer bazı durumlar) bebeğe plasenta yoluyla giden besin maddeleri ve oksijen miktarını azaltır ve bebek kendi depolarını harcamaya başlar. Bu durumda gelişme yavaşlar ya da durur. Asimetrik gelişme geriliğinde bebeğin boyu normal, ancak depoların tüketilmesi nedeniyle karın çevresi incedir, kilosu da düşüktür. Bu tip gelişme geriliğine miad geçmesi olgularının bir kısmında da rastlanabilir: Süresi dolan ve işlevleri azalan plasenta bebeğin ihtiyaçlarını yeterince karşılayamadığı için miada aşımı olan bebek yine depolarını tüketmeye başlar ve gelişme geriliği ortaya çıkar.

Gerçek gelişme geriliği olan bir bebeği bekleyen tehlikeler nelerdir?

Gerçek gelişme geriliği genel anlamda belirtmek gerekirse bebeğin yedeklerinin yetersiz olmasıdır. Normal gelişen bir bebek, anne adayında gebelik esnasında ortaya çıkan ya da önceden var olan anemi (kansızlık), ateşli enfeksiyonlar, tansiyon düşmesi gibi durumlarda, doğum eylemindeki kasılmalar esnasında kordondan gelen kanın geçici olarak azaldığı durumlarda ve doğum sonrası dönemde dış dünyaya uyum sağlamada yedeklerini etkin bir şekilde kullanarak geçici "stres" durumlarını kolaylıkla atlatır. Yedekler yetersiz olduğunda ise yetersizliğin derecesine göre, en hafif bir rahim kasılmasında bile "sıkıntıya" girerek fetal distres (oksijensiz kalma riski) bulguları gösterebilir. Fetal distres ilerlediğinde bebeğin oksijensiz kalmasıyla ve daha ileri durumlarda asfiksi adı verilen kalıcı hasar gelişmesiyle sonuçlanabilir. Bu yüzden gerçek bir gelişme geriliği hem antenatal dönemde (bebek doğmadan), hem doğum eylemi esnasında, hem de doğum sonrası dönemde bebekte ciddi problemler oluşması açısından takip altında tutulmalıdır.

Beyin ve sinir sisteminin diğer bölümleri ve kalp başta olmak üzere bebeğin tüm organları besin maddelerinin azlığına ve oksijensizliğe duyarlıdır ve oksijensizliğin uzun süre devam etmesiyle ortaya çıkan durum bebeğin gebeliğin herhangi bir döneminde rahim içinde ölmesine yol açabilir (doktor tarafından takip edilen bir gebelikte bu durum enderdir). Asfiksi gelişmiş bir bebek canlı kalmayı başarsa bile, yenidoğan döneminde ölebilir, ya da yaşamının geri kalan kısmında ciddi nörolojik problemlerle karşı karşıya kalabilir. Gerçek gelişme geriliği tanısıyla doğmuş ya da daha sonradan kilosu düşük olduğu saptanan bebekler prematüre bebeklerden sonra yenidoğan ölümü nedenleri arasında ikinci sırayı alırlar.

Gelişme geriliği olan bebeklerde ileri derecede oksijensizlik refleks olarak kanın büyük kısmının beyin ve kalp gibi yaşamsal organlara yönlendirilmesine neden olur. Bu durum böbreğe giden kan akımının azalmasına ve bebeğin daha az idrar yapmasına neden olur. Bebek daha az idrar yaptığında oligohidramnios (amnios sıvısının azalması) gelişir. Oligohidramnios bebeğin göbek kordonunun basıya uğramasını ve fetal distres (oksijensiz kalma riski) gelişimini kolaylaştıran bir durumdur. Bebeğin kas dokusuna daha az kan gittiğinden bebek hareketleri yavaşlar, zira kas aktivitesi bebeğin zaten enerjisi az olduğu için onun için "lüks" bir aktivitedir ve refleks olarak hareketlerini azaltarak enerji tasarrufu yapar.

Gelişme geriliği olan bebeklerin takibi nasıl yapılır?

Bebekte gelişme geriliği tanısı kesinleştiğinde ya da kuvvetle muhtemel olduğunda ilk önce ultrason ile bebekte yapısal bir kusur olup olmadığı ayrıntılı bir şekilde incelenir. Bebeğin yapısal kusurlar ve kromozom anomalisi açısından değerlendirilmesi çok önemlidir: Yaşamla bağdaşmayan yapısal (anensefali (beyin dokusunun olmaması), bilateral renal agenezi (böbreklerin ikisinin birden olmaması) gibi) ya da kromozomal anomali varlığında gebelik daha fazla ilerlemeden aileye gebeliğin sonlandırılması teklif edilir, zira bebek doğduğunda yaşayacak durumda değildir. Ciddi anomali varlığında ise (yani bebeğin özürlü ancak yaşama ihtimalinin var olduğu durumlar) henüz 24. gebelik haftasını geçmemişse aileye anomalinin ciddiyeti iyice açıklanarak gebelik sonlandırılabilir. Özellikle gebeliğin ilk yarısında ortaya çıkan gelişme geriliği durumlarında kromozom anomalisi varlığının araştırılması amacıyla fetal doku elde etme yöntemlerinden biri (koryon villus biyopsisi, amniyosentez, kordosentez veya cFFDNA) seçilir.

Bebekte yapısal kusur yoksa ve kromozomlar da normalse anne adayından kaynaklanan nedenler dikkatlice araştırılmalıdır. Anne adayının kronik hastalıklarının tedavisinin sağlanması, preeklampsinin (gebelik zehirlenmesi) ağırlık dercesinin incelenmesi ve tedavisi, anne adayının iyi beslenmesinin sağlanması ve sigaranın bıraktırılması gerekir.

Gelişme geriliği olan bebekler yedek enerjileri oldukça kısıtlı olan bebeklerdir. Normal gelişim gösteren bebeklerin rahatlıkla tolere ettikleri normal seyreden bir doğum eylemi bile bu bebeklerde kolaylıkla fetal distres (oksijensiz kalma riski) oluşturur. Bu yüzden bebeğin doğumdaki iyilik hali çeşitli yöntemlerle sık aralıklarla değerlendirilmelidir. Fetal iyilik halini değerlendiren testler arasında antenatal dönemde (bebek doğmadan önce) NST en sık tercih edilenlerdir. Fetal distres bulguları gözlendiğinde bebeğin asfiksi (kalıcı hasar) oluşmadan doğurtulması çok önem taşır.

Gelişme geriliği bebeklerin doğum eylemi esnasında da çok yakından takip edilmeleri gerekir. Bu dönem gelişme geriliği olan bebeklerde fetal distresin (oksijensiz kalma riski) en kolay geliştiği dönemdir. Bu yüzden doğum eylemi esnasında sürekli fetal monitorizasyon (bebek kalp atışlarının NST cihazıyla sürekli kontrol altında tutulması) uygulanır. Fetal distres bulguları gözlendiğinde doğum sezaryenla gerçekleştirilir.

Gelişme geriliği olan bebeklerde doğum eylemi esnasında ve doğumda mekonyuma (bebeğin doğduktan sonra yapması gereken ilk dışkısı) da sık rastlanır. Normal gebeliklerin de bir kısmında rastlanan mekonyum kesin bir patolojinin belirtisi olmamakla beraber gelişme geriliği olan bebekte fetal distres bulgusu olabilir. Gelişme geriliği olan bebeklerde hem doğmadan önce hem de doğduktan sonra mekonyum aspirasyonu (bebeğin kesif ve yapışkan olan bu ilk dışkısının akciğerlerine kaçarak akciğer işlevlerini bozması) riski normal bebeklerden daha fazladır.

Gelişme geriliği olan bebek doğduktan sonra da yakından takip edilmelidir. Doğum sonrası gelişebilecek muhtemel sorunlar nedeniyle doğum mutlaka yenidoğan bakım şartlarının iyi olduğu (YYBÜ- yenidoğan yoğun bakım ünitesi olan) bir hastanede gerçekleşmelidir.

Site İçi Arama Motoru

Gebelik (hamilelik) haftası hesaplayıcı Gebelik haftanızı ve muhtemel doğum tarihinizi hesaplayın (hamilelik takvimi)

İlgili Konular

Riskli gebelikler ana sayfa

Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi)

Hamilelik döneminde aşırı bulantı ve kusmalar

Hamilelik döneminde sigara kullanımı

Bebekte doğumsal kusurlar

Hamilelik döneminde toksoplazma enfeksiyonu

Hamilelikte sitomegalovirus (CMV) enfeksiyonu

Hamilelik döneminde alkol kullanımı

Plasenta prevya

Ablasyo plasenta

NST (non stres test)

Dr. Kağan Kocatepe

Dr. Kağan Kocatepe'den muayene randevusu almak için tıklayın

Kitap Önerisi

9 ay 10 gün hafta hafta hamilelik kitabı Dr. Kağan Kocatepe'nin İnkılap Yayınevi'nden çıkan kitabı gebelik öncesi, hamilelik, doğum, loğusalık, yenidoğan ve emzirme ile ilgili ayrıntılı bilgiler veriyor.
9 Ay 10 Gün Hafta Hafta Hamilelik

sosyal eklenti Bu sayfayı Facebook'ta Paylaş