![]() | ![]() | ![]() | |
İÇİMİZDEN BİRİ'nde Seden Edgü Doğan ŞİFALI (!) OTLAR VE "BESİN" MADDELERİ Gebelik ve emzirme dönemleri anneler için iki kat sorumluluk demek. Çünkü sevdiğimiz, istediğimiz pek çok yiyecek içecekten mahrum kalıyoruz. Gaz yapmasın diye şunu, uykusuzluk yapmasın diye bunu yemeyelim derken kendimizi kısıtlanmış hissedebiliyoruz. Ama gaz, ya da başka ufak etkilerin dışında aslında bebeğimizin anne karnında gelişim çağında, ya da emzirirken sütümüzden ona geçebilecek bazı maddeler var ki bunlar ciddiye alınmalı. Bunlardan bazıları bazı ülkelerde uyarıyla satılır, bazılarını ise çocuklar için üretilen ürünlerde kullanmak yasaktır. Ne yazık ki bu konuda biraz geride gidiyoruz.
Ben bulabildiğim kadarıyla size sık kullanılan bir kaç maddeden söz edeceğim. Monosodyum Glutamat: Hazır Çorbalarda, bazı cipslerde, baharatlı fıstıklarda, tuzotlarda ve hazır etsularında bulunur. Tuza benzer tadı olan lezzet arttırıcı olarak kullanılan bir maddedir. Anne karnındaki bebeklerde ve en az iki yaşına kadar çocuklarda kanserojen özelliği olabileceği tespit edilmiş. Büyüklerde zararı olmadığı söyleniyor. Tartrazin, Sunset Yellow : İçeceklere ve şekerlemelere sarı renk vermek için kullanılan bir boya. Çocuklarda hiperaktivite ve beyin fonksiyon bozukluklarına neden olabiliyormuş. Artık pek çok içecek üreticisi zararsız olan Beta Karoten'e dönüyor ama dönmeyenler de var. Aspartam (nutrasweet): Tatlandırıcı, şimdilik zararsız olduğu yazılsa da beyinde tümör yaptığına dair bazı araştırma sonuçları da var. Kaçınılmasında yarar var. Sakarin: Tatlandırıcı, kanserojen olduğu düşünülüyor, ancak bilimsel çalışma sonuçları tartışmalı... -Bitkisel ilaçların yararları artık bütün dünyada kabul ediliyor. Doğal olmaları nedeniyle ilaç almak yerine bir bitki çayı içmek insanlara daha zararsız gibi görünüyor. Ancak bitki = zararsız demek değil. Düşünürsek zakkum gibi en kuvvetli zehirlerin, ya da esrar, kokain gibi uyuşturucuların da bitkilerden elde edildiğini hatırlarız. Bitkisel ilaçlar, ancak yan etkileri iyice araştırıldıktan sonra kullanılmalı. Bunun için elimizin altında internet gibi bir kaynak var. Dil konusunda zorluk çekenlerin de başvurabileceği çok güzel bitkisel ilaçlar kitapları var. Orada her otun yanında gebelikte kullanılmasının sakıncalı olup olmadığı yazıyor. Aktarlar ya da büyüklerimiz bize öneride bulunurken bize yanetkiler hakkında bilgi veremiyorlar ve bu yüzden istenmeyen sonuçlar doğabiliyor. Sık sık "Denedim bir şey olmadı, ama çok işe yaradı" sözlerini duyuyoruz. Oysa bütün zararlar hemen ortaya çıkmaz ve bazan yıllar sonra karşımıza çıkan bir sorunun bu şekilde bir yanlış kullanımdan kaynaklandığı aklımıza bile gelmez. İşte araştırmalarımda bulabildiğim bazı isimler. Hepsinin Türkçe karşılıklarını bulamadım. (Bu konuda bana yardımcı olabilirsiniz) Gebelikte kaçınılması gereken, düşüğe neden olabilecek otlar: barberry root bark, cascara sagrada, feverfew, juniper berries, mugwort, pennyroyal, pokeroot, sedefotu, sinameki, southernwood, tansy, thuja and pelinotu. Ayrıca alınması önerilmeyen bazı başka otlar da şunlar: Biberiye, Eğirkökü, balsam pear, chervil, Çin melekotu, hernandia, hyptis, mayapple and dağ nanesi. Sarı Kantaron ve çuhaçiçeği de şüpheli otlar arasında.
Kereviz ve maydanozun vücuttan su atıcı özellikleri nedeniyle fazla tüketilmemeleri gerekiyor. - Ailelerinde ciddi allerji tabloları olan, ya da kendi allerjik bünyeli annelerin dikkat etmesi gereken bazı besinler de var. Bunlar sık rastlanan allerji tetikleyicileri. Örneğin yer fıstığı. Bizde eskiden tüketimi çok fazla olmayan ama yeni yeni değişik formlarda karşımıza çıkan yer fıstığı Amerika'da her yıl pek çok insanın allerjik şokla ölmesine neden oluyor. Bundan dolayı bebeklerde allerjiye neden olmaması için emzirirken yer fıstığı yenmemesi öneriliyor. Ayrıca ailesinde astım olanlara inek sütünü önermiyorlar. Kalsiyumu peynir ve yoğurttan almak gerekiyor demek ki. Hepimizin bildiği gibi kafeinin de azaltılması gerekiyor. Kafein sadece kahvede değil kolada ve çikolatada da var. Günde 163 mg kafein (ki bu iki fincan süzme kahve demek) düşük riskini iki kat arttırdığı söyleniyor, ancak bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerekiyor, zira çeşitli kaynaklarda daha farklı bilgiler var. Ve tabii ki herkesin bildiği içki, sigara ve uyuşturucu madde yasağı var. Buna doktora danışılmadan alınan ilaçlar da dahildir. Hatta bazan doktorların atladığı durumlar da olabilir, onun için alacağınız ilacın prospktüsünü okuyup gebelikte ve emzirirken kullanım hakkında bir uyarı varsa bunu doktorunuza hatırlatmanızda yarar var. Bir cümle de REYE sendromu hakkında: Bebeklerde ve emziren annelerde, çok özel bir durum söz konusu olmadığı sürece Aspirin kullanılmamalıdır. Aspirin, 12 yaş altındaki çocuklarda virüslerle oluşan çeşitli hastalıklarda ateş düşürücü olarak kullanıldığında, çocukluk çağının ölümcül hastalıklarından olan Reye sendromuna yol açabilir... Bu konuda kısa bir yazı hiç bir zaman yeterli değil. Ben ancak bu kadar toparlayabildim. Sizin ya da bebeğinizin gazı için, sivilcesi için , şunun için bunun için size pek çok öneri gelecektir. Benim size önerim, DOKTORUNUZA DANIŞMADAN VEYA İYİCE ARAŞTIRMADAN YENİ BİR ŞEYLER DENEMEYİN. | ||||||||||||||||||||||
| geri dön | ||
| gebelik.org sitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmaktadır. SİTEYİ EN İYİ ŞEKİLDE GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN INTERNET EXPLORER KULLANINIZ I Site hakkında I uyarı I Site ekle I Soru Gönder I Copyright © 1999-2001 g e b e l i k . o r g -Tüm hakları saklıdır. |