![]() | ![]() | ![]() | |
İÇİMİZDEN BİRİ'nde Seden Edgü Doğan
Aslında hata annemle babamdaydı. Ben arabalarla, uçaklarla oynamak istediğim zaman bana haddimi bildirmemişlerdi. Şimdi iki çocuk annesi bir kadın olabilirdim ama, anneliğimden hayır geleceği de şüpheliydi. Ne de olsa ben de oğlum mutfak oyuncakları istediği zaman, dünyadaki ve Türkiye'deki aşçıların çoğunluğunun erkek olduğunu düşünerek ona istediği oyuncakları almıştım. Hatta benimle beraber mutfakta yemek pişirmesine izin vermiştim. Erkek bebeklerinin yanında neden kız bebekleri de olmadığın sorduğunda ona bir aile kurabilmesi ve baba rolünü daha iyi öğrenebilmesi için anne bebekler almış, kardeşinin doğmasına yakın bez bebeğinin altını değiştirmesini öğretmiştim. Benim yüzümden büyüdüğünde o da babası gibi çocuklarıyla ilgilenecek, altlarını değiştirecek ve hatta biberon verecekti. Böyle bir anneden ne hayır beklenebilirdi? Ona "sen erkeksin, otur arabalarınla uçaklarınla oyna!!!" dememiştim. Evde arabalarla, minik tencerelerin aynı rafta yer almalarının normal olduğunu düşünmüştüm. Tıpkı benim anne ve babamın düşündüğü gibi. Bu şekilde yetiştirildiğim halde yurtdışında araba tamircisi kadınları, ya da hastanede hemşirelik yapan erkekleri ilk gördüğümde şaşırmıştım. (hala onlara hemşire diyoruz, başka isim bulamadık) Çünkü ilkokulda annenin görevinin çocuklara bakmak yemek pişirmek olduğunu, babanın dışarda çalışıp, eve gelince oturup gazete okuduğunu gösteren resimlerin olduğu kitaplarla büyüdüm. Babam bana musluk tamir etmeyi öğrettiği için komşular garipsedi. Dünyadaki erkeklerin yarısının ve padişahlarımızın hemen hepsinin elbise giydiklerini gördüğümüz halde eteği bir kadın giysisi olarak gördük. (Bkz. TDK sözlüğü "genellikle" bir kadın giysisi diyor oysa) Folklorik kıyafetlerimiz rengarenk olduğu halde erkeklerimiz gri, lacivert, siyah ve kahverengi dışında bir renk giyerse "sapkınlıkla" suçlandı. Cinsiyet ayrımcılığını olabilecek en uç noktalara taşıdık. Küçücük bir kız çocuğunu, eline araba aldı diye azarlayacak kadar. Bunu özel bir durum sanmayın. Herkes azarlamasa da düşünün bakalım erkek çocuğu olacağı için mavi, kız çocuğu olacağı için pembe alışverişler yapan biz değil miyiz? Oğlunuza bebek ya da oyuncak tabak çanak alırken, kayınvalideniz size kızmayacak mı? Kızınız sokakta futbol oynamak istediğinde izin verecek misiniz? Ben o kızı azarlayan dedeye kızmıyorum. Onu öyle yetiştiren anne babaya da kızmıyorum. Şu anda en çok kime kızıyorum biliyor musunuz? Gidip o dedeyle konuşmadığım, düşüncelerimi anlatmadığım, o küçücük kızın kırmızı arabayı üzülerek bırakmasını görmemek için arkamı dönüp gittiğim için kendime. | ||||||||||||||||||||||
| geri dön | ||
| gebelik.org sitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmaktadır. SİTEYİ EN İYİ ŞEKİLDE GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN INTERNET EXPLORER KULLANINIZ I Site hakkında I uyarı I Site ekle I Soru Gönder I Copyright © 1999-2001 g e b e l i k . o r g -Tüm hakları saklıdır. |