gebelik.org
gebelik.orggebelik.org
     

gebelik.org


ANNESAYFA ANASAYFAYA GERİ DÖNMEK İÇİN TIKLAYIN


SOHBET KANALINA GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

TIBBİ BİLGİLER KANALINA GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

EĞLENME VE ÖĞRENME KANALINA
GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

HAFTA HAFTA GEBELİK KANALINA
GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

ANNELER KULÜBÜ KANALINA
GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN


+Siteyi favorilerime ekle
+Siteyi giriş sayfam yap

gebelik.org

 
gebelik.org

ANNESAYFA [SEDEN EDGÜ DOĞAN]

Seden Edgü Doğan1966 Yılında İstanbul'da doğdu. Liseyi Saint Benoit Fransız Lisesi'nde okuduktan sonra, yapmak istediği işi buluncaya kadar bir kaç üniversite dolaştı. Sonunda işletme bölümünü bitirdi, ama çocukken Şehir Tiyatroları'nda yaptığı oyunculuk onu hiç rahat bırakmadığı için tiyatro sanatçısı oldu.
Altı sene önce Deniz adlı ilk oğluna hamileyken gebelik ve bebek bakımı konusunda okumaya başladı. Önceleri sadece kendi ilgi alanı olduğu için başladığı bu hobi, zamanla tıp, pedagoji v.s. gibi alanlara da yayıldı ve soru sormak için arayanların artmasıyla, gönüllü bir danışmanlık halini aldı. Bu sırada, ana sınıflarıyla yaptığı yaratıcı drama çalışmaları, çocuklar için olduğu kadar onun için de bir eğitim oldu. İki sene önce internette Deniz Bebe Danışmanlık adıyla bir de sayfa açtı. Ocak ayında ikinci oğlu Ege'yi doğurdu.
Seden'e ulaşmak için: seden@gebelik.org

Seden'in websayfası

İÇİMİZDEN BİRİ'nde Seden Edgü Doğan


gebelik.org"SEN KIZSIN!!!"

Büyük bir hipermarketin oyuncak reyonundayım. Karşımda iki buçuk üç yaşlarında, kıvırcık saçlı sevimli bir kız çocuğu, raftan aldığı kırmızı bir arabayı yerde sürtmek üzere eğildiği anda ikimiz de sert bir sesle irkildik : "Sen kızsın!!!!"   Sanırım dedesiydi. Torunu müthiş bir hataya karşı uyarıyordu!

Zavallı kızcağız içinden gelen o güzelim içgüdüyle aldığı kıpkırmızı arabayı bırakmalı ve kendine "yakışan" bir kız oyuncağını seçmek zorundaydı. Bir an gözümün önüne, trafikte ben yokmuşum gibi davranarak önüme geçen, ya da onları geçtiğimde sinirlenen erkek sürücüler geldi. Evet, ben de hatalıydım. Bir erkek oyuncağıyla oynuyor ve araba kullanıyordum.

Aslında hata annemle babamdaydı. Ben arabalarla, uçaklarla oynamak istediğim zaman bana haddimi bildirmemişlerdi. Şimdi iki çocuk annesi bir kadın olabilirdim ama, anneliğimden hayır geleceği de şüpheliydi. Ne de olsa ben de oğlum mutfak oyuncakları istediği zaman, dünyadaki ve Türkiye'deki aşçıların çoğunluğunun erkek olduğunu düşünerek ona istediği oyuncakları almıştım. Hatta benimle beraber mutfakta yemek pişirmesine izin vermiştim.

Erkek bebeklerinin yanında neden kız bebekleri de olmadığın sorduğunda ona bir aile kurabilmesi ve baba rolünü daha iyi öğrenebilmesi için anne bebekler almış, kardeşinin doğmasına yakın bez bebeğinin altını değiştirmesini öğretmiştim.

Benim yüzümden büyüdüğünde o da babası gibi çocuklarıyla ilgilenecek, altlarını değiştirecek ve hatta biberon verecekti. Böyle bir anneden ne hayır beklenebilirdi? Ona "sen erkeksin, otur arabalarınla uçaklarınla oyna!!!" dememiştim. Evde arabalarla, minik tencerelerin aynı rafta yer almalarının normal olduğunu düşünmüştüm. Tıpkı benim anne ve babamın düşündüğü gibi.  

Bu şekilde yetiştirildiğim halde  yurtdışında araba tamircisi kadınları, ya da hastanede hemşirelik yapan erkekleri ilk gördüğümde şaşırmıştım. (hala onlara hemşire diyoruz, başka isim bulamadık) Çünkü ilkokulda annenin görevinin çocuklara bakmak yemek pişirmek olduğunu, babanın dışarda çalışıp, eve gelince oturup gazete okuduğunu gösteren resimlerin olduğu kitaplarla büyüdüm. Babam bana musluk tamir etmeyi öğrettiği için komşular garipsedi. Dünyadaki erkeklerin yarısının ve padişahlarımızın hemen hepsinin elbise giydiklerini gördüğümüz halde eteği bir kadın giysisi olarak gördük. (Bkz. TDK sözlüğü "genellikle" bir kadın giysisi diyor oysa) Folklorik kıyafetlerimiz rengarenk olduğu halde erkeklerimiz gri, lacivert, siyah ve kahverengi dışında bir renk giyerse "sapkınlıkla" suçlandı. Cinsiyet ayrımcılığını olabilecek en uç noktalara taşıdık. Küçücük bir kız çocuğunu, eline araba aldı diye azarlayacak kadar.  

Bunu özel bir durum sanmayın. Herkes azarlamasa da düşünün bakalım erkek çocuğu olacağı için mavi, kız çocuğu olacağı için pembe alışverişler yapan biz değil miyiz? Oğlunuza bebek ya da oyuncak tabak çanak alırken, kayınvalideniz size kızmayacak mı? Kızınız sokakta futbol oynamak istediğinde izin verecek misiniz?  

Ben o kızı azarlayan dedeye kızmıyorum. Onu öyle yetiştiren anne babaya da kızmıyorum. Şu anda en çok kime kızıyorum biliyor musunuz? Gidip o dedeyle konuşmadığım, düşüncelerimi anlatmadığım, o küçücük kızın kırmızı arabayı üzülerek bırakmasını görmemek için arkamı dönüp gittiğim için kendime.    


Siz de ANNESAYFA köşeyazarı olmak isterseniz tıklayın...


geri dön

ANASAYFA'YA DÖN


gebelik.org sitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmaktadır.

SİTEYİ EN İYİ ŞEKİLDE GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN INTERNET EXPLORER KULLANINIZ

I Site hakkında I uyarı I Site ekle I Soru Gönder I
I
webmaster I anneler kulübü üyeliği I anneler kulübü yardım I
I
sponsor olmak veya reklam vermek için I yeniliklerden haberdar olmak için Io

Copyright © 1999-2001 g e b e l i k . o r g -Tüm hakları saklıdır.