gebelik.org
gebelik.orggebelik.org
     

gebelik.org


ANNESAYFA ANASAYFAYA GERİ DÖNMEK İÇİN TIKLAYIN


SOHBET KANALINA GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

TIBBİ BİLGİLER KANALINA GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

EĞLENME VE ÖĞRENME KANALINA
GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

HAFTA HAFTA GEBELİK KANALINA
GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN

ANNELER KULÜBÜ KANALINA
GEÇİŞ İÇİN TIKLAYIN


+Siteyi favorilerime ekle
+Siteyi giriş sayfam yap

gebelik.org

 
gebelik.org

ANNESAYFA [EBRU DANIŞKAN]

Ebru DanışkanEbru Köze Danışkan 1973 İstanbul doğumlu ve İst. Ünv. Avrupa Topluluğu Bölümü mezunu...

"3-16 yaş arası çocuklara bilgisayar eğitimi vermeye başladığımda çocukların dünyasına, evliliğimin 4.yılında hamile kaldığım anda hamilelerin ve 1 Kasımda minik Duyguma
kavuştuğumda annelerin dünyasına girdim. Bu dünyada yapacak çok şey olduğunu düşünüyorum. Şu anda yönetici sekreterliği yapıyorum ve kızımı büyütmeye çalışıyorum. Bulabildiğim her boş anı bebekler, anneler ve yaşlılar için birşeyler yaparak geçirmek
istiyorum.
Onlar biziz. Çok şey yapmalıyız ve paylaşmalıyız inancındayım. "

Ebru'ya ulaşmak için: ebrudaniskan@yahoo.com

İÇİMİZDEN BİRİ'nde Ebru Danışkan


ANNELİĞİN GÜCÜ

Sizlere, bir zamanlar birlikte çalıştığım sevgili arkadaşımın doğum hikayesini kendimce aktarmak istedim. En yakın arkadaşı ve hemen hemen bütün olayları yaşarken yanında olan ve dertlerini paylaşan biri olarak benden sizlere Özlem'in hikayesi..
(Kendisinin izni ile yazdığımı belirtmek isterim. )

Özlem henüz 22 yaşında olduğundan dolayı , yakın çevresindeki kişilerce bir bebek düşünmesinin erken olduğu söylenip duruyordu . Fakat Özlem , eşinin yaşı itibarı ile biran evvel olmasını istiyordu. Eşi ile arasında 16 yaş fark var.

Çocuk istediklerine karar verdiklerinde Özlem soluğu doktorda aldı ve doktorunun yanıtı "kendinize zaman tanıyın" oldu. Bundan tam 7 ay sonra Özlem , "benim çocuğum olmayacak ben biliyorum" seramonilerine başlamıştı ki hamile olduğunu öğrendi. Bebek arzulayan bir çift için tabiki çok mutluluk verici bir olay. Hepimiz mutlulukla karşıladık bu güzel haberi.

Herşey yolunda ve güzel giderken birden diş problemi çıktı. Dişte bir apse ve Özlem yemek yiyemiyor. Gittiği diş doktoru antibiyotik ve bir ilaç daha verdi. Bu ilaçları kullanması gerektiğini, hamile olduğu için çekinmemesini ve içmeyerek bebeğe daha fazla zarar verebileceğini söyledi. Özlem tabiki ilk önce jinekologunu aradı, ilaçların mg larını ve isimlerini söyledi. Doktorundan onay aldı ve bir hafta boyunca ilaçları kullandı.

Diş ve sorunlar ortadan kalktı ama Özlemin "acaba" endişesi hala mevcuttu. Hamileliğinin 16.hafta civarında rutin kontrollerde doktoruna bu konuda endişeli olduğunu ve bebeğe bir zarar vermiş olabileceği ihtimali yüzünden geceleri uyku uyuyamadığını söylediğinde doktorunun cevabı çok ilginçti "Mutlaka bebeğe bir zarar vermiştir . Ama benim usg de göremediğim bir kusur olabilir. Mesela bebek kör ise ben nasıl sana görüpte bunu söyleyebilirim. " gibi bir cevap. Sonuç olarak Özlem komada. Sanırım o ağladığı günlerde , bebeğine, herhangi bir ilacın verebileceği zarardan çok daha fazlasını verdi.

Başka bir doktor serüveni başladı. Yeni doktoru ilk önce özlemin psikolojisini düzeltti. Özlem'e yaptığının doğru olduğunu ve çocuğa bir zarar vermediğini uzunca bir süre anlatmaya çalıştı. Ardından tedavisi. Bebekle ve Özlemin sağlığı ile ilgili herşey yolunda gidiyorduki...

Şirketimiz geçici bir süre için taşınmaya karar verdi. Binamızda yapılacak tadilattan dolayı başka bir binamıza geçtik. Yer Çamlıca, zaman: son 60 yılın en sıcak yazı ve klima tesisatı yok. Şenlik başladı. Ben 5 aylık , Özlem 4.5 aylık hamile. Normalde kimsenin dayanamadığı korkunç bir sıcak, çalışma zorunluğu ve çok yoğun bir iş temposu. Ben hala bunun üstesinden nasıl geldiğimizi anlamış değilim. Sanırım bu bir mucizeydi.

Büyük sorunlar atlatılmış, küçük sorunlar devam ederken birden evde bir tartışma. Özlemin kontrolü dışında gerçekleşen eşi ve annesi arasında bir kavga. Hamile olan eşini ve kızını düşünmeyen iki bencil insan arasında geçen saçma bir kavga Özlemin aniden kendisini babasının evinde bulmasına sebep oldu. Takip eden haftalarda özlem annesinin evinde yaşamaya devam etti. Arayıp sormayan bir eş ve gergin bir aile.

Bu sefer Özlem bir ay kadar yıkılan ailesi, anlayışsız eşi , annesi ve belkide doğacak çocuğu için ağladı. Annesinin ayrılma baskısı sonucu çıkan tartışmaların ikisinde baygınlık geçirdi. Doktor arandı ve herşey yoluna sokulmaya çalıştı.

Bir süre sonra barışma gerçekleşti , özlem evine döndü. Hamilelik yolunda görünüyordu. Bahar geldi sıcaklardan biraz olsun kurtulduk. Evde huzur yoktu ama Özlem bebeğinin varlığından dolayı çok mutluydu.

Tam herşey yoluna girmiştiki.. ev sahibi sağolsun imdatlarına yetişti. Bir sorun çıkmalı ya hani. Evden çıkmalarını, evi satacağını söyledi. hadi bakalım 7 aylık bir hamile kadın nasıl ev arar ve ne kadar ev taşıyabilir. Evde son aylarda yaşanan huzursuzluktan dolayı kimse yardım etmedi ve eşi ile birlikte ev aradılar, buldular ve yeni kiraladıkları evlerine taşındılar.

Doğum oldukça yaklaşıyordu. Benim doğumumda Özlemde vardı. Orada doğurmasından korkuyordum açıkçası. Benden daha acil doğuma alınması gerekli gibi görünüyordu. Neyseki o günü atlattık. Özlem o günlerde yürüyemiyordu. Takip eden günlerde biraz biraz su gelmeye başladığını söylüyordu. Doktorunu aramış ve doktoru daha var biraz sabret şeklinde konuşmuş. Kasım ayının 12 sinde nişan gelmiş ve doktoru yine beklemesini söylemiş. Çok şikayetçi olunca doktoru kontrole çağırdı ve ayın 14 ünde doğuma alınmasına karar verildi.

Ve kızım Duygu'nun doğumundan tam 14 gün sonra Özlemle hastanedeydik. O kadar çok şey atlatmıştıki. Herşeyin sonuna gelmişti. Herşey hamilelik döneminde başına gelmişti. İkimizde bu kötü talihin doğumla birlikte son bulacağı , herşeyin yoluna gireceği , hayatında güzel birşeyler olacağı ümidindeydik.

Özlemi 8:00 de doğuma aldılar. Kısa bir süre sonra bitanecik ÇAĞIN çıktı doğumhaneden. Maşallah kilosu boyu yerindeydi. Çok çok sağlıklı bir bebekti.

Doğuma gireli bir saat bile olmamıştı ki Özlemi odasına getirdiler. Daha tam ayılmamıştı. Ayılmak istemiyor gibiydi. Ailesi birbiri ile didişmekle meşgulken ben başında onu ayıltmaya çalışıyordum. Hamileliğimiz boyunca birlikte yedik birlikte içtik ve dertleri sıkıntıları birlikte çektik. Herşey bitmişti ve ben belkide onun kadar mutluydum. ÇAĞIN sağlıkla doğduğu için. Özlem'e ağrısı olduğu için "geçecek sabret" diyordum ama onun aklı hep bebekteydi. Ağrı umruda bile değildi.

Ve sanırım yarım saat içinde söylenebileceği kadar "bebek nasıl? " dedi. Sağolsun aylar önce çocuğunun kör olabileceğini söyleyen doktor onun o anki duruma gelmesine sebep olmuştu. Her defasında bebeğin iyi olduğunu söyledim ama kesinlikle duymuyordu ve defalarca bebeğin nasıl olduğunu sordu. Artık ben de bir süre sonra dayanamadım ve ağlamaya başladım. Bir türlü anlatamıyordum bebeğinin sağlıklı olduğunu.

Bir süre sonra tamamen ayıldı ve temizlik, pansuman, yatağa yerleştirilme , kum torbası yerleştirilmesi gibi olayları atlattı ama sadece "bebeğim nasıl" dedi. O anda onu bu hale getiren doktorun orada olup eserini görmesini isterdim.

Özlem bebeğini kucağına alana kadar aynı şeyi söyledi ve kucağına aldığında sadece göz yaşları vardı. 9 ayın üzüntüsü bir anda geçti gitti. Hiçbirşey o anda Çağından önemli değildi.

Özlemin kötü tahili devam etti. Maşallah hiçbirşey eksilmedi bu konuda ama artık Çağın yanında olduğu için herşeye çok daha rahat göğüs geriyor .

Kötü şans demişken : hastaneden çıkacakları gün eşi onu almak için hastaneye gitmek üzere yola çıktığında arabalarının çalındığını farketti. Araba hala bulunamadı.

Ailesi ve eşi birdaha asla barışmamak kaydıyla vedalaştı.

Özlem doğum sonrası 42 gün iznini kullanıp şirkete döndükten sonra işten çıkarıldı.

Ve çağın 3 ay boyunca hiç ama hiç durmaksızın ağladı. Annesinin hamilelikteki psikolojisi sanki çocukta devam ediyordu.

Ama şu anda Özlem mutlu ve en önemliside bu. Oğlu ile birlikte evinde. Oğluşunun sağlığı yerinde ve artık gülümsüyor.

Herşey şu aralar yolunda görünüyor. En azından Özlem artık herşeye daha rahat göğüs geriyor. En önemlisinin sağlık olduğunu düşünüyoruz ve ikisininde sağlığı yerinde olduğu için , herşeyi atlattıkları için mutlu olup , gerisi boş diyoruz..

Kadınların zayıf ama ANNELERİN Güçlü olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor..

Hamileliğimiz boyunca anneler kulübündeydik. Ben üyeydim ama Özlemle birlikteydik. Okuduk, yazdık , araştırtık. Doğum sonrası ikimizinde hikayesini yazıp göndermeye karar vermiştik ama maalesef Özlem işten çıkarılınca bu mümkün olmadı. Bu sitede hikayesinin yayınlanmasını çok istediği için sizlere yazıp gönderme ihtiyacı hissettim. Keşke yazdıklarım daha neşeli ve daha güzel şeyler olsaydı. Ama olsun bunca olaydan sonra bence muhteşem bir son. Artık Özlemin destek aldığı biri var hayatında.

Canım arkadaşımın, şansının dönmesi ve oğluyla çok mutlu bir yaşamları olması dileği ile..

Ebru Köze Danışkan
ebrudaniskan@yahoo.com


Siz de ANNESAYFA köşeyazarı olmak isterseniz tıklayın...


geri dön

ANASAYFA'YA DÖN


gebelik.org sitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmaktadır.

SİTEYİ EN İYİ ŞEKİLDE GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN INTERNET EXPLORER KULLANINIZ

I Site hakkında I uyarı I Site ekle I Soru Gönder I
I
webmaster I anneler kulübü üyeliği I anneler kulübü yardım I
I
sponsor olmak veya reklam vermek için I yeniliklerden haberdar olmak için Io

Copyright © 1999-2001 g e b e l i k . o r g -Tüm hakları saklıdır.